Tutankhamun'un Mezarı: Carter'ın "Harika Şeyler"i
Üç bin yıldan fazla bir süre sel çamuru ve işçi kulübeleri altında saklı kalan bir çocuk firavunun mezarı, mum ışığında söylenecek tek bir kelimeyi bekliyordu.
Tutankhamun, MÖ yaklaşık 1332-1323 yılları arasında, henüz çocukken tahta çıkarak Mısır'ı yönetti. Muhtemel babası Akhenaten'in tek tanrı Aten'e tapınmayı dayatarak dini altüst etmesinin ardından tahta geçti. Genç kralın ilk işlerinden biri bu değişimi tersine çevirmek oldu; kendi adını Tutankhaten'den Amun tanrısını onurlandıran Tutankhamun'a, eşinin adını da Ankhesenpaaten'den Ankhesenamun'a çevirerek geleneksel ibadeti geri getirdi.
İktidara geldikten kısa süre sonra Krallar Vadisi'nde tam ölçekli bir kraliyet mezarı yaptırdı, ama erken yaşta öldü. Muhtemelen başlangıçta danışmanı Ay gibi kraliyet dışı biri için düşünülen mütevazı KV62 mezarı, aceleyle onun için genişletildi. Ardından tahta çıkan Ay ise daha görkemli WV23 mezarına gömüldü; bu belki de bilinçli bir tercihti, zira yaşlı olan Ay'ın kendine uygun bir kraliyet mezarına ihtiyacı vardı. Sonraki firavun Horemheb, hem Akhenaten'i hem Tutankhamun'u resmi kayıtlardan silmeye çalıştı; sonraki kral listeleri doğrudan Amenhotep III'ten Horemheb'e atlar.
Gömüden birkaç yıl sonra hırsızlar mezara iki kez girdi. İlk soygunun ardından görevliler zararı onardı, eşyaları yeniden paketledi ve giriş koridorunu kireçtaşı parçalarıyla doldurdu; fakat ikinci bir hırsız grubu bu dolguyu delip geçti. Bu da fark edilince mezar yeniden aceleyle onarılıp mühürlendi. Buna rağmen Tutankhamun'un mumyası ve gömü eşyalarının büyük bölümü bozulmadan kaldı; Krallar Vadisi'nde nadir görülen bir durumdu bu.
Mezarın hayatta kalmasında coğrafya belirleyici oldu. Vadi tabanına alçak kazılan giriş, ani sellerin biriktirdiği alüvyonla zamanla örtüldü; yüz elli yıldan fazla süre sonra V. ve VI. Ramesses'in mezarı KV9'un kazısı sırasında oluşan moloz ve işçi kulübeleriyle daha da gizlendi. Üçüncü Ara Dönem boyunca diğer kraliyet mezarları yağmalanırken, Tutankhamun'unki gözlerden tamamen kayboldu.
1922 yılına kadar gizli kaldı. Howard Carter, 1917'den itibaren aramasını vadinin güney kesimine yoğunlaştırmıştı ve daha önceki kazıcıların gözden kaçırdığı bir boşluk fark etti. Yılın sonlarına doğru ortaya çıkan merdiven basamakları ve bozulmamış giriş mührü, altta olağanüstü bir şeyin yattığına işaret ediyordu. Carter'ın destekçisi George Herbert, 5. Carnarvon Kontu'nun finanse ettiği bu keşif, Mısırbilim tarihinin en ünlü buluntusu haline gelerek büyük bir medya çılgınlığı yarattı.
Arkeoloji kategorisinden
Nebra gök tekeri
Ruhsatsız bir metal dedektörüyle define arayan iki adamın toprağın altından çıkardığı şey, yasa dışıydı, değeri paha biçilmezdi ve Stonehenge'in son taşlarından bile eskiydi: üç bin yılı aşkın süredir gömülü bir gökyüzü haritası.
Venüs heykelcikleri
Yazı icat edilmeden, şehirler kurulmadan, tekerlek bile bulunmadan çok önce, biri taşa ve fildişine bir kadın bedeni kazımış — ne adını ne yüzünü bırakmadan.
Tan-Tan Venüsü: 500.000 Yıllık Gizemli Taş Eser
Fas'ta bir nehir kıyısında bulunan avuç içi büyüklüğünde bir taş, insanlığın kendini görme çabasının en eski izi olabilir — ya da sadece doğanın bir cilvesi.
Deshret: Antik Mısır'ın Kayıp Kırmızı Tacı
Üç bin yıl boyunca krallar tarafından giyilen bir taç, hiçbir mezarda hiç bulunamadı. Peki nereye gitti?
Lady of Elche: Kaybolan İber Kraliçesi
1897'de bir tarım işçisinin küreği taşa çarptığında, önce Fransa'ya satılacak, savaşta bir kaleye saklanacak ve nihayet bir Velázquez tablosuyla takas edilecek bir yüz gün ışığına çıktı.
Siloam Yazıtı: Eski Kudüs'ün Su Tünelinin İzleri
Bir çocuk karanlık bir tünelde suya düştü ve yüzeye çıktığında parmaklarının ucunda 2.600 yıllık harfler buldu.