Alp Er Tunga: Bozkırın Ağıdı

Yer altında yüz sütunlu demir bir sarayda yaşadığı söylenen bir hakan; adı hem Türk destanlarında hem İran'ın Şehnâme'sinde yankılanan, ölümü asırlarca ağıtlarla anılan bir alp.

Destanlar · 2 dakika ·

Alp Er Tunga: Bozkırın Ağıdı
Ch1902, Public domain, via Wikimedia Commons

Yazılı tarihin kesin tarihlere oturmadığı çağlardan beri, bozkırın ozanları Alp Er Tunga adını nesilden nesile taşımış. 'Alp' yiğit, kahraman, bahadır; 'Er' erkek, adam; 'Tunga' ise leopar cinsinden yırtıcı bir hayvanı işaret eder. Bu isim üç önemli ortaçağ metninde karşımıza çıkar: Kaşgarlı Mahmud'un Divânu Lügati't-Türk'ünde, Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig'inde ve yazarı bilinmeyen Vatikan nüshası Oğuzname'de.

Tunga sözcüğü sadece bir ad değil, doğadan ödünç alınmış bir yiğitlik nişanıydı. Bu yırtıcı hayvan cesaretin simgesi sayıldığından, kendini vahşi göstermek isteyen alplar saçlarını uzatır, aslan, kaplan, pars ve tunga gibi hayvanların postlarını giyerdi. Alp Er Tunga'nın kendisi de yanında iki tunga ile, sırtında dişleri başının üzerinden görünen bir postla tasvir edilirdi — hayvanın vahşetine bürünmüş bir insan imgesi.

Zaman zaman Saka Hanı olarak anılan Alp Er Tunga'nın, yer altındaki yüz sütunlu demir bir sarayda yaşadığına inanılırdı; bu ayrıntı ona hemen hemen yeraltı kaynaklı, efsanevi bir kalıcılık kazandırır. Karahanlılar ondan geldiklerini iddia etmiş, kendisi Selçukluların otuz üç atasından biri sayılmıştır — bu soy bağı, efsanesini yüzyıllar boyu Türk siyasi kimliğinin içine yerleştirmiştir.

Kaşgarlı Mahmud, Divânu Lügati't-Türk'te çarpıcı bir iddia ortaya atar: Tonğa Alp Er'in, Şehnâme'nin efsanevi kralı Efrasiyab ile aynı kişi olduğunu ve Merv şehrini kuran zat olduğunu yazar. Yusuf Has Hacib de Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han'a sunduğu Kutadgu Bilig'de Türk hükümdarlarının dünyanın en adil hükümdarları olduğunu belirtip, Taciklerin (İranlıların) Efrasiyab dediği kişinin Alp Er Tunga olduğunu söyler; ayrıca Efrasiyab'ın havası güzel olduğu için Kaşgar'da oturduğunu aktarır.