Nüwa: İnsanlığı Çamurdan Yaratan Tanrıça

Gökyüzü çatlayıp sular her yeri kapladığında, bir tanrıça elini çamura, ipe, sonra da beş renkli taşa uzattı ve dünyayı yeniden kurdu.

Mitolojiler · 2 dakika ·

Nüwa: İnsanlığı Çamurdan Yaratan Tanrıça
Xiao Yuncong, 1596-1673, Public domain, via Wikimedia Commons

Çin mitolojisinde, henüz insan denen yaratığın var olmadığı bir çağda, yalnızlığından sıkılan tanrıça Nü Wa'nın hikâyesi anlatılır. Bu yalnızlığa dayanamayan tanrıça, sarı topraktan kendi elleriyle insan şekilleri yoğurmaya başlar. Çin halk dininde, Budizminde, Konfüçyüsçülükte ve Taoculukta saygıyla anılan bu ana tanrıça, insanlığın yaratıcısı olarak kabul edilir; Guanyin ve Mazu ile birlikte Çin kültürünün en çok tapılan tanrıçalarından biridir.

Ancak Nü Wa kısa sürede bu işin ne kadar uzun sürdüğünü fark eder. Tüm dünyayı insanla doldurmak istiyorsa, elle şekillendirmek ömrünü alacaktır. Bunun üzerine bir ip alır, çamura batırır ve etrafında sallar; sıçrayan her damladan yeni bir insan doğar. Bazı anlatılara göre özenle elle yoğrulanlar zenginlerin ve soyluların atası olurken, ipten sıçrayan damlalardan türeyenler yoksul halkın kökenini oluşturur — kimin neden zengin, kimin neden yoksul doğduğuna dair eski bir halk açıklaması.

Nü Wa'nın rolü sadece çamurdan insan yaratmakla sınırlı değildir. Han hanedanlığı dönemine ait Huainanzi metni, tanrılar arasında geçen büyük bir savaşın Göğü tutan dört sütunu kırdığını, dokuz eyaleti paramparça ettiğini anlatır. Gök artık yeri tam örtemez, alevler söndürülemez, sular çekilmez, yırtıcı hayvanlar suçsuz insanları avlar olmuştur. İşte bu yıkımın ortasına Nü Wa girer.

Beş renkli taşı eritip parçalanan göğü onarır; büyük bir kaplumbağanın bacaklarını keserek onları göğün dört sütunu yapar; sel sularının özü olan kara ejderhayı öldürerek Ji eyaletine huzur getirir; sazlarla külleri yığarak taşan suları durdurur. Böylece gök onarılır, sütunlar yeniden dikilir, sular çekilir ve masum insanlar hayatta kalır.

Daha eski metinler de aynı efsaneyi yankılar. Filozof Lie Yukou, MÖ dördüncü yüzyıla ait Liezi'de, Nü Wa'nın kusurlu göğü beş renkli taşla onardığını ve kaplumbağa bacaklarını destek olarak kullandığını yazar. Savaşan Devletler dönemi ile Han hanedanlığı arasında derlenen Dağlar ve Denizler Klasiği ise onun bağırsaklarının on ruha dönüştüğünü söyler — bedeninin bile yaratılışın dokusuna karıştığı çarpıcı bir imge.