Pandora'nın Kutusu: En Dipte Kalan Umut

Tanrılar tarafından gönderilen bir hediye, açılmaması gereken bir kap ve içinde insanlığı sonsuza dek değiştirecek bir sır — merak, bir kez daha bedelini ağır ödetir.

Mitolojiler · 2 dakika ·

Pandora'nın Kutusu: En Dipte Kalan Umut
Alena.M, CC BY-SA 3.0, via Wikimedia Commons

Hikâye bir hırsızlıkla başlar. Prometheus, Zeus'tan gizlice ateşi çalıp insanlara verir. Buna öfkelenen Zeus, Prometheus'u kimsenin yaşamadığı Kafkas Dağları'na zincirler ve yanına bir kartal bırakır; kartal her gün ciğerini yer, ciğer her gün yeniden oluşur. Prometheus sonunda Herkül tarafından kurtarılsa da Zeus, zincir halkalarının onun ayağında kalmasını sağlayarak cezayı sonsuza taşır.

Zeus'un intikamı Prometheus'la bitmez; insanlığın ateşi çalınmasına ortak olduğunu düşünen Zeus, bu kez de insanlardan hesap sormak ister. Hephaistos'a emir verir ve balçıktan bir kadın figürü yaratılır: Pandora, Antik Yunan'da ilk kadın sayılır. Tanrıçalar kadar güzel olan Pandora, Prometheus'un ikizi Epimetheus'a, ateş hırsızlığının bedeli olarak, bir kutuyla/küple birlikte gönderilir.

Epimetheus, kapıyı çalan Pandora'nın güzelliğine kapılır, onu evine alır ve ertesi gün evlenirler. Hesiodos'un anlattığına göre, kabı açan şey Zeus'un bir emri değil, Pandora'nın merakıdır. Pandora kutuyu/küpü meraktan açtığında, insanlık arasına hastalık, ölüm ve adı konmamış sayısız kötülük yayılır.

Hesiodos'un M.Ö. 700 civarına tarihlenen 'İşler ve Günler' adlı şiirinde anlatılan orijinal anlatımda söz konusu kap gerçekte bir kutu değil, büyük bir saklama küpüydü — pithos. Bu küpler şarap, zeytinyağı, tahıl saklamak ya da törensel olarak cenaze kabı olarak kullanılırdı. Pandora küpü açtığında kötülükler dünyaya yayılır; kapatmaya çalışsa da geç kalır. Küpte kalan tek şey, genelde Umut olarak çevrilse de, kimi araştırmacılara göre daha kötümser bir anlamda 'yanıltıcı beklenti' olabilir.

Küpün 'kutu'ya dönüşmesi ise bir çeviri hatasından kaynaklanır. Bu yanlış çeviri, 16. yüzyıl hümanisti Erasmus'a atfedilir; 1508 tarihli Adagia adlı deyişler derlemesinde efsaneyi Latinceye aktarırken pithos kelimesini pyxis, yani 'kutu' olarak değiştirmiştir. Bu deyişler derlemesinde amaç, 'insan tecrübeyle akıllanır' anlamındaki Latince bir özdeyişi örneklemekti. Erasmus'un versiyonunda ise kutuyu açan Pandora değil, adı 'sonradan düşünen' anlamına gelen Epimetheus'tur.