San José Kalyonu: Milyarlarca Dolarlık Batık
1733'te bir kasırga onu sulara gömdü. Yıllar sonra bir hazine avcısının küreği — ve ardından gelen bir dava — onu yeniden gün yüzüne çıkardı.
15 Temmuz 1733'te Florida Boğazı'nı vuran şiddetli bir kasırga, Küba'dan İspanya'ya dönmekte olan İspanyol filosunu açık denizde yakaladı. Kübadan yola çıkan on sekiz ticaret gemisinden biri, 1728'de İngiltere'de İspanya Krallığı için inşa edilmiş 327 tonluk San José y Las Animas'tı. Gemi yirmi altı topla donatılmıştı ve kaptanlığını Cristóbal Fernando Franco yapıyordu.
Fırtına şiddetlendikçe San José, bugünkü Plantation Key yakınlarındaki Tavernier Key açıklarında karaya oturdu. Tayfa, rüzgârın en şiddetli anlarını güvertenin altında beklerken gövdeye su doldu; sonunda gemi terk edildi ve mürettebat sallarla kıyıya ulaştı. Şaşırtıcı biçimde tüm mürettebat hayatta kalırken, gemi yirmi sekiz fit derinlikte suya gömüldü, kargosu dağılmış ve erişilemez hale gelmişti.
San José'nin kayıtlı yükünde 30.435 peso gümüş ve külçe, Çin porseleni, brezilya ağacı, kakao ve vanilya bulunuyordu — İspanyol Karayipleri'ni Avrupa ve Asya'ya bağlayan ticaret yollarının tipik bir kesiti. İki yüzyıldan fazla bir süre bu yük, Plantation Key'in yaklaşık dört mil güneydoğusunda kum tabakasının altında unutulmuş halde kaldı.
1968'de hazine avcıları, 24 derece Kuzey, 80 derece 29.334 Batı koordinatlarında batığı yeniden keşfetti. Manyetometre kullanarak 135 fit uzunluğunda, yaklaşık 40 fit genişliğinde bir safra yığını izlediler; ayrıca ana bölgeden yaklaşık 200 fit uzaklıkta dağılmış yirmi üç top ve iki çapa buldular — fırtınanın iki asır önce gemiyi nasıl parçaladığının sessiz kanıtları.
Batığı bulan kişi, Smithsonian Enstitüsü'nden küratör Mendel Peterson'ın desteğiyle çalışan Tom Gurr'du. Gurr'un ekibi, 1733'ten beri gizli kalan deniz tabanından parça parça eser çıkarmak için 8 inçlik hava kaldırma sistemleri kullandı.
Hazineler kategorisinden
Nazi Altın Treni: Polonya'daki Söylenti
Polonya'nın tepelerinin altında, söylentiye göre, yağmalanmış hazinelerle yüklü bir tren bir tünele girdi ve bir daha görülmedi. Bu hikaye hâlâ anlatılıyor çünkü arkasındaki yağma gerçekti.
Bakır Parşömen: Ölü Deniz'in Hazine Listesi
Diğer bütün Ölü Deniz Parşömenleri deri ya da papirüs üzerine yazılmışken, biri bakıra kazınmıştı — gömülü altın ve gümüşün listesini tutan, hâlâ bulunamamış bir hazine haritası.
Florentine Elması: Kayıp 137 Karat
Onlarca yıl boyunca hazine avcıları ve romancılar 137 karatlık bu taşın satıldığını, eritildiğini, yeniden kesildiğini iddia etti. Oysa taş, tüm bu süre boyunca Quebec'te bir banka kasasında sessizce bekliyordu.
Kayıp Hollandalının Madeni: Superstition Dağları
Bir asırdan fazla süredir hazine avcıları, Arizona'nın sarp dağlarında var olup olmadığı bile belirsiz bir altın için kayboldu. Ardında bıraktıkları altın değil, Amerika'nın en dirençli efsanelerinden biriydi.
Decebalus'un Altınları: Nehrin Altına Saklanan Servet
Roma, Dacia kralını sonunda köşeye sıkıştırdığında, sırrını açığa çıkaran bir kılıç darbesi değil, bir hainin nehir yatağı hakkındaki fısıltısıydı.
Dutch Schultz'un Hazinesi: Gangsterin Son Sırrı
New York'un mafya liderlerinden bir federal savcıyı öldürmek için izin istedi; hayır cevabını alınca da onlara meydan okudu. Bu karar hem hayatına mal oldu hem de hiç bulunamayan bir servetin efsanesini doğurdu.