Jangar: Kalmukların Cennet Ülke Destanı

Doğar doğmaz kızıl bir et yığınından çıkan bir ses, 'Boğuluyorum, çıkarın beni!' diye haykırır — ve daha adı bile konmadan ülkesi yıkılışa sürüklenir.

Destanlar · 2 dakika ·

Jangar: Kalmukların Cennet Ülke Destanı
Rartat, CC0, via Wikimedia Commons

Moğollara akraba Oyrat, yani Kalmuk halkı arasında yüzyıllar boyunca Cangarçi denen ozanlar tarafından anlatılan bu destan, Moğolistan'dan Çin'e, Rusya'ya kadar geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Bazı biçimlerinde yüzü aşan bölüme ulaşsa da, destanın kendisi yaklaşık yirmi beş-yirmi altı bölümden oluşur. Destanın merkezinde, doğumundan itibaren olağanüstü işaretler taşıyan kahraman Cangar vardır.

Anlatı, Cangar'ın soyundan başlar: büyük-büyükbabası Tahil Zul Han, iyi kalpli ve dürüst bir hükümdardır; halkını Bomba adlı bir ülkeye götürerek acının ve ölümün olmadığı bir yer kurmayı umar. On yıllık bir çabanın ardından bu düş gerçekleşir, ama Tahil Zul Han bir gün at sürüsünü denetlerken bir tipiye yakalanır ve çığ altında kalarak can verir.

Tahtı, aynı derecede bilge ve iyi kalpli oğlu Tangsag Bumva devralır; ancak yıllarca süren ağır kış koşulları sürünün yarısını yok eder, kendisi de aşırı çalışmaktan ölür. On iki yaşındaki oğlu Ujung Aldar han olur — Cangar'ın babası odur.

Ujung Aldar'ın evlilik öyküsü ilginçtir: bir at yarışı sırasında gölde çiftleşen bir kuğu çiftini seyrederken içine bir yalnızlık düşer. Danışmanı Üstat Çoyrom, güneydeki Dorj Han'ın soyundan on altı yaşındaki Urmaa'yı önerir. Yetmiş beş kadeh içki ve yetmiş beş kadeh kımız içildikten, gelin çadırına geleneksel direnişle ulaşıldıktan sonra, Ujung Aldar genç kızı kızıl aygırı Aranjagan'a bindirip Bomba'ya götürür.

Ancak çocuk bir türlü olmaz. İki yıl boyunca hiçbir çare işe yaramayınca, on dokuz çocuklu bir çobanın sırrına başvurulur: çiftleşen atları izleyip ardından kendileri de aynısını yapmak. Bu yöntem işe yarar ve Urmaa hamile kalır; çoban yüz inekle ödüllendirilir. On ay süren gebeliğin sonunda doğan şey bir bebek değil, kızıl bir et yığınıdır. Ujung Aldar onu attırmak isterken içinden bir ses 'Boğuluyorum, çıkarın beni!' diye bağırır. Sıradan kılıçlar bu kütleyi kesemez; ancak Yeşim İmparatoru'nun verdiği söylenen kılıçla açılınca, içinden kızıl benli, güçlü bir erkek bebek çıkar. Urmaa oğlunun yıkıcı bir kader taşıdığından korkup ölmesini istese de, Ujung Aldar oğlunun gücünden gurur duyarak reddeder.