Mem û Zîn: Ehmedê Xanî'nin Aşk Destanı

Bir bahar şenliğinde değişen iki yüzük, kavuşamayan iki genç ve mezarları bile birbirinden ayıran kin dolu bir düşman; Cizre'nin en acı aşk hikâyesi.

Destanlar · 2 dakika ·

Mem û Zîn: Ehmedê Xanî'nin Aşk Destanı
Gomada, CC BY-SA 3.0, via Wikimedia Commons

Cizre'de, 1450'li yıllarda yaşandığına inanılan bir aşk hikâyesi, kuşaktan kuşağa aktarılarak Kürt edebiyatının en köklü destanlarından birine dönüştü. Mem, Divan kâtibinin oğluydu; Zîn ise Cizre beyi Mir Zeynuddin'in kız kardeşiydi. Efsaneye göre aşkları, bölgedeki köse geleneğinin de etkisiyle bir Mart şenliğinde başladı; genç kızlar ve erkekler kılık değiştirip kırlara çıkmışlardı.

O şenlikte Mem'in dostu Tacdin, Zîn'in kız kardeşi Sitî'ye âşık oldu; Mem ise Zîn'e. Heyecan içinde gençler yüzüklerini değiştirdiler. Sonrasında Tacdin parmağında Sitî yazan bir yüzük, Mem ise Zîn yazan bir yüzük buldu. Olaydan haberdar olan dadı Hezebun, hekim kılığına girip gençleri buldu ve yüzükleri geri istedi. Tacdin yüzüğü verdi, Mem vermedi.

Mem ile Zîn'in aşkı kısa sürede tüm Cizre'de duyulunca, kentin ileri gelenleri araya girip beyden kız kardeşlerini istediler. Bey, Sitî'yi Tacdin'e verdi; yedi gün yedi gece düğün yapıldı. Ama iki düğünün bir arada olamayacağı gerekçesiyle Mem ile Zîn'in düğünü ertelendi. Bu ertelemeden yararlanan, beyin ikiyüzlü ve fitneci kapıcısı Beko, aşkın önüne geçmeye çalıştı ve sonunda bey kardeşini Mem'e vermeyi reddetti.

Bey ava gittiğinde Zîn ile Mem gizlice buluştu. Bey döndüğünde, avdan onunla birlikte gelen Tacdin, âşıkları fark etmemesi için kendi evini ateşe verdi; böylece Mem'e olan aşk borcunu bu şekilde ödedi.