Nasreddin Hoca: Göle Maya Çalan Bilge

Eşeğine ters binen, sözleriyle yüzyılları aşan bir adam — ama gerçekten yaşamış mıydı, yoksa bir halkın ortak hayali miydi?

Efsaneler ve halk hikayeleri · 2 dakika ·

Nasreddin Hoca: Göle Maya Çalan Bilge
Nevit Dilmen (talk), CC BY-SA 3.0, via Wikimedia Commons

1208 yılında, bugünkü Eskişehir'in Hortu köyünde doğan bir çocuk, zamanla dünya halk kültürünün en çok anlatılan kahramanlarından birine dönüşecekti. Adı Nasreddin'di ve yüzyıllar sonra bile onun gerçekten yaşayıp yaşamadığı tartışılmaya devam edecekti.

Bazı belgelere göre Nasreddin, temel eğitimini Hortu'da aldı, ardından Sivrihisar'daki medresede öğrenim gördü. Babasının ölümü üzerine memleketine dönüp köy imamlığı görevini üstlendi. Sonradan yüzyıllara yayılacak bir efsanenin başlangıcı, oldukça sıradan bir hayattı aslında.

Daha sonra, Selçuklu döneminde tasavvuf düşüncesinin merkezlerinden biri olan Akşehir'e göç etti ve Mahmûd-ı Hayrânî'nin dervişi olarak Mevlevîlik, Yesevîlik ya da Rufâilik yollarından birine mensup oldu. Akşehir'de mülki görevler üstlendiği, çevre yörelerde de zaman geçirdiği düşünülür. 1285'te Akşehir'de vefat etti ve bugün Nasreddin Hoca Türbesi olarak bilinen yere gömüldü. Onun anısına her yıl 5-10 Temmuz tarihleri arasında Akşehir'de Uluslararası Nasreddin Hoca Festivali düzenlenir.

Ölümünden hemen sonra, efsanesi kendisinden büyümeye başladı. Aynı yüzyıl içinde adına fıkralar türemeye başladı; yüzyıllar boyunca bu sayı onlardan binlere ulaştı. Kimi fıkralarda hazırcevap bir bilge, kimilerinde saçma sözler söyleyen bir akıl noksanı, kimilerinde ise ermiş ile deli arasında bir figür olarak karşımıza çıkar. Araştırmacılara göre, zamanla birçok anonim halk hikâyesi de onun adına bağlanmış olabilir.