Angkor Wat: Dünyanın En Büyük Tapınağı
Bir kral, kendi mezarı olsun diye bir tapınak yaptırdı — ve ortaya imparatorluğundan, tanrılarından, adından bile daha uzun ömürlü olacak bir yapı çıktı.
12. yüzyılın başında, Khmer İmparatorluğu'nun başkenti Yaśodharapura'da, kral II. Suryavarman, sarayın din adamlarından Divākarapaṇḍita'nın önerisiyle büyük bir anıt inşasını başlattı. İnşaat 1113 ile 1150 yılları arasında sürdü; bu süre boyunca, günümüzde Siem Reap olarak bilinen antik Angkor kentinde 162,6 hektarlık bir alan üzerinde çalışıldı. Ortaya çıkan yapı, dünyanın en büyük dini kompleksi olacaktı.
Angkor Wat, Vishnu'ya adanmıştı ve tasarımı Khmer mimarisinin iki karakteristik biçimini birleştiriyordu: tapınak-dağ ve galerili tapınak. Geniş bir hendekle çevrili, dış duvarla kuşatılmış kompleks, kademeli olarak yükselen üç galeriden merkezi beşli kuleye doğru yükselir. Genel plan, hem Hindu hem Budist geleneklerinde ortak bir kozmolojik kavram olan Meru Dağı'nın sembolik temsili olarak yorumlanır. Diğer Angkor tapınaklarının aksine, batıya yönlendirilmiştir.
Tarihçiler uzun süre Angkor Wat'ın salt törensel bir tapınak-şehir olduğunu düşündü, ama modern analizler burada 3.000 ile 4.300 kişilik bir nüfusun yaşadığını gösteriyor. Tapınağın adını taşıyan bir kuruluş steli veya çağdaş bir yazıt bulunamadığından, orijinal adı bilinmiyor; belki de baş tanrısına atfen Vrah Viṣṇuloka, yani «Vishnu'nun kutsal meskeni» olarak biliniyordu. Genel kabule göre tapınak, II. Suryavarman'ın türbesi olarak tasarlanmıştı. Kral öldüğünde inşaat durdu ve kabartma süslemelerin bir kısmı tamamlanmadan kaldı.
Yaklaşık 27 yıl sonra, 1178'de, Khmerlerin geleneksel düşmanları Çamlar Angkor'u yağmaladı. İmparatorluk, yeni başkenti Angkor Thom'u ve devlet tapınağı Bayon'u kuran Kral VII. Jayavarman tarafından yeniden inşa edildi. Jayavarman'ın eşi Indradevi, sofu bir Mahayana Budistiydi ve onun etkisiyle kral Budizme geçti; Angkor Wat da kademeli olarak Budist bir mekâna dönüştürüldü, birçok Hindu heykeli Budist sanat eserleriyle değiştirildi.
Mimari kategorisinden
Stonehenge: Taşların Sırrı
4.500 yıldan uzun süredir bir taş halkası, yılda yalnızca iki gün doğan ve batan güneşi izliyor — ve bunun neden yapıldığını bugün kesin olarak bilen yok.
Pantheon: 2000 Yıldır Ayakta Duran Kubbe
İki bin yıl önce dökülen bir beton kubbe, hâlâ dünyanın en büyük donatısız beton kubbesi unvanını taşıyor — ve gökyüzüne açılan deliğinden hâlâ yağmur süzülüyor.
Süleymaniye: Sinan'ın "Kalfalık" Eseri
Londra'nın gürültülü Kingsland Yolu'nda, Britanya'nın en yüksek minaresi sessizce göğe uzanır. Ama bu hikâye, Mimar Sinan'ın on altıncı yüzyıl İstanbul'unda değil, 1990'ların Hackney semtinde başlar.
Mostar Köprüsü: Yıkılan ve Yeniden Doğan
427 yıl boyunca Neretva'nın üzerinde taştan bir gökkuşağı gibi durdu. 1993'te birkaç gün içinde yok oldu.
Hoover Barajı: Çölü Yenen Beton
Black Kanyon'un kavurucu sıcağında binlerce işçi, dünyanın o zamana kadar gördüğü en büyük beton yapıyı inşa etti — ve bunu planlanandan iki yıl önce, yüzden fazla insanın hayatı pahasına tamamladı.
Neuschwanstein: Masal Şatosu ve "Deli Kral"
Kendi sarayından kaçmak isteyen bir kral, dünyanın en ünlü masal şatosunu inşa ettirdi — ama içinde yaşamaya ömrü yetmedi.