Burj Khalifa: Bulutları Delen Kule
Bir zamanlar borçla yükselen bir hayaldi ve adı Burc Dubai'ydi; açılış gecesine gelindiğinde küresel bir kriz onu hem adını değiştirmeye hem de bir kurtarma paketine mecbur bırakmıştı.
4 Ocak 2010'da, Dubai'nin çöl sıcağında, beton ve çelikten bir iğne 828 metre yükseklikle resmen dünyaya açıldı — insanlığın inşa ettiği en yüksek yapı. Yıllarca Burc Dubai olarak bilinen kule, açılış gecesi Halife bin Zayid el-Nehyan'ın onuruna Burc Halife adını aldı. Bu yeniden adlandırma sadece törensel değildi; arkasında sessizce kabul edilen bir borç ilişkisi vardı.
İnşaat 12 Ocak 2004'te başladı, dış cephe 1 Ekim 2009'da tamamlandı. Tasarım, Willis Kulesi'ni (eski adıyla Sears Kulesi) de tasarlamış olan Chicago merkezli Skidmore, Owings & Merrill firmasına aitti; baş mimar Adrian Smith, baş yapı mühendisi Bill Baker'dı. Baker, Fazlur Rahman Khan'ın Willis Kulesi'nde kullandığı 'demet tüp' sistemini Y biçimli, üç kollu bir yapıya uyarladı; merkezi bir çekirdek ve üç kanat, kuleyi Dubai'nin rüzgârlarına karşı ayakta tutuyordu.
Ana yüklenici Güney Kore'den Samsung C&T'ydi; Belçikalı BESIX ve yerel firma Arabtec de projeye ortaktı. İşçilerin büyük çoğunluğu Güney Asya'dan gelen göçmenlerdi ve düşük ücretler, pasaportlarına el konulması gibi şikâyetler projeye eşlik etti — rekor yüksekliğin gölgesinde kalan insani bir bedel.
Binanın yapısal çeliğinin bir kısmı, yıkılmış Doğu Berlin'deki Cumhuriyet Sarayı'ndan getirildi; Soğuk Savaş dönemi Doğu Almanya'sını, yirmi birinci yüzyıl Körfez hırsının bir simgesine bağlayan tuhaf bir bağ. Tasarımın kendisi, Samarra Büyük Camii'nden ilham alan İslami mimariye dayanıyordu.
Burc Halife tek başına düşünülmemişti; 2 kilometrekarelik Downtown Dubai gelişiminin merkez parçası olarak tasarlandı: 30.000 ev, dokuz otel, üç hektarlık park alanı, en az 19 konut kulesi, Dubai Mall ve yapay Burj Khalifa Gölü. Arkasındaki hedef açıkça ekonomikti — Dubai, petrole bağlı ekonomisini turizm ve hizmet sektörüne kaydırmak istiyordu ve yetkililere göre böylesine cüretkâr bir yapı, şehri dünya haritasına yerleştirecekti.
Mimari kategorisinden
Stonehenge: Taşların Sırrı
4.500 yıldan uzun süredir bir taş halkası, yılda yalnızca iki gün doğan ve batan güneşi izliyor — ve bunun neden yapıldığını bugün kesin olarak bilen yok.
Pantheon: 2000 Yıldır Ayakta Duran Kubbe
İki bin yıl önce dökülen bir beton kubbe, hâlâ dünyanın en büyük donatısız beton kubbesi unvanını taşıyor — ve gökyüzüne açılan deliğinden hâlâ yağmur süzülüyor.
Süleymaniye: Sinan'ın "Kalfalık" Eseri
Londra'nın gürültülü Kingsland Yolu'nda, Britanya'nın en yüksek minaresi sessizce göğe uzanır. Ama bu hikâye, Mimar Sinan'ın on altıncı yüzyıl İstanbul'unda değil, 1990'ların Hackney semtinde başlar.
Mostar Köprüsü: Yıkılan ve Yeniden Doğan
427 yıl boyunca Neretva'nın üzerinde taştan bir gökkuşağı gibi durdu. 1993'te birkaç gün içinde yok oldu.
Hoover Barajı: Çölü Yenen Beton
Black Kanyon'un kavurucu sıcağında binlerce işçi, dünyanın o zamana kadar gördüğü en büyük beton yapıyı inşa etti — ve bunu planlanandan iki yıl önce, yüzden fazla insanın hayatı pahasına tamamladı.
Neuschwanstein: Masal Şatosu ve "Deli Kral"
Kendi sarayından kaçmak isteyen bir kral, dünyanın en ünlü masal şatosunu inşa ettirdi — ama içinde yaşamaya ömrü yetmedi.