11 Eylül 2001: New York'ta Masmavi Bir Gökyüzü
Sabah gökyüzü pırıl pırıldı, hiçbir şey olağan bir Salı gününden farklı görünmüyordu. Ama 08.46'dan 10.03'e kadar geçen dakikalar, tarihi ikiye böldü.
11 Eylül 2001 Salı sabahı, ABD'nin kuzeydoğu eyaletlerinden Kaliforniya'ya gitmek üzere kalkan dört yolcu uçağı, gökyüzünde masmavi bir sabahın içinde yol alıyordu. Uçaklardaki 19 kişi, aslında el-Kaide üyesiydi ve üç adet beşli, bir adet dörtlü grup halinde organize olmuşlardı. Kalkışlar sırasında hiçbir şey, o sabahın nasıl bir güne dönüşeceğine dair ipucu vermiyordu.
Saat 08.46'da American Airlines'ın 11 sefer sayılı uçuşu, Aşağı Manhattan'daki Dünya Ticaret Merkezi'nin kuzey kulesine çarptı. 110 katlı binanın üst katlarından duman ve alevler yükselmeye başladı. Uçaktaki 92 kişinin tamamı anında öldü; kulede ve çevresinde bulunan 1.000'den fazla kişi de hayatını kaybetti.
Bu ilk saldırıdan 17 dakika sonra, saat 9.03'te, New York semalarında ikinci bir kaçırılmış uçak belirdi. United Airlines'ın 175 sefer sayılı uçuşu, güney kuleye çarptı. İlk çarpmanın ardından bölgeye yönelen kameralar, bu ikinci çarpışmayı canlı yayında görüntüledi ve bunun bir kaza olmadığı artık herkes için açıktı. Uçaktaki 65 kişinin tamamı ve etkilenen bölgedeki tahmini 1.000'den fazla kişi öldü.
New York yanarken, üçüncü bir kaçırılmış uçak Ohio üzerinden Washington, DC'ye doğru ilerliyordu. Dulles Uluslararası Havalimanı'ndan kalkan American Airlines'ın 77 sefer sayılı uçuşu, saat 9.37'de Arlington County, Virginia'daki Pentagon binasının batı cephesine çarptı. Çarpmanın etkisiyle binanın bu bölümü kısmen çöktü. Uçaktaki 64 kişinin tamamı ve binada bulunan 125 kişi öldü.
Bu sırada Federal Havacılık İdaresi, ABD hava sahasındaki tüm trafiğe eşi görülmemiş bir durdurma kararı verdi; havadaki tüm uçaklar acilen inişe geçmeli ya da Kanada'ya yönelmeliydi. Ancak hâlâ havada kaçırılmış bir uçak vardı: Ziad Jarrah tarafından kaçırılan United Airlines'ın 93 sefer sayılı uçuşu, Washington, DC'ye doğru gidiyor ve hedefinin Beyaz Saray veya Kongre Binası olduğu tahmin ediliyordu.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.