1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
1 Ocak 1863 sabahı, Abraham Lincoln'ün tam yüz gün önce ulusa verdiği sözün gerçekleşeceği gündü. 22 Eylül 1862'de yayımladığı ön bildirgede, isyandaki eyaletler bu tarihe kadar Birlik'e dönmezse, o eyaletlerdeki tüm kölelerin özgür ilan edileceğini duyurmuştu. Şimdi son gün gelmiş, belge tamamlanıp imzalanmayı bekliyordu.
Asıl bildirge, Lincoln'ün Ordu ve Donanma Komutanı sıfatıyla, Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'nın II. Maddesi uyarınca verdiği bir başkanlık emriydi. Metin, o gün itibarıyla Birlik'e karşı isyan hâlinde sayılan eyaletleri ve eyalet parçalarını tek tek sıralıyordu; ayrılan on bir eyaletten Tennessee o sırada Birlik kontrolünde olduğu için listeye girmemişti.
Belirtilen bu bölgelerde köle olarak tutulan tüm kişilerin artık özgür sayılacağı ilan ediliyordu. Bu, ülkenin her yerinde köleliğin kaldırılması anlamına gelmiyordu; Birlik'e bağlı sınır eyaletleri ile Virginia'nın Birlik kontrolündeki kesimleri ve Louisiana'nın bazı bölgeleri bildirgenin kapsamı dışında bırakılmıştı. Yine de Konfederasyon topraklarında, Birlik ordusunun ulaştığı her yerde bu sözler anında hukuki güç kazanıyordu.
Bildirge aynı zamanda yeni bir kapı da açıyordu: uygun görülen kişilerin Amerika Birleşik Devletleri ordusuna kabul edileceğini belirtiyordu. Birlik hatlarına ulaşabilen köle erkekler için, o gün özgürlük ile askere yazılma ihtimali yan yana duruyordu.
Lincoln, belgeyi bir zafer havasıyla değil, bir çağrıyla bitirdi: Bunu Anayasa'ya ve askeri zorunluluğa dayanan bir adalet eylemi olarak nitelendirip, insanlığın vicdanlı yargısını ve Tanrı'nın lütfunu talep etti. Sözlerini dikkatle tartan bir başkan, bu tek imzanın kimileri için kurtuluş, kimileri için kışkırtma sayılacağının farkındaydı.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.
4 Temmuz 1776: Philadelphia'da Bağımsızlık Günü
Philadelphia'daki tuğla bir eyalet binasında elli altı kişi, dünyanın en güçlü imparatorluğuna karşı vatana ihanet sayılacak bir imzayı atmaya hazırlanıyordu — ve bunun bedelini çok iyi biliyorlardı.