Ali ve Frazier: Yüzyılın Dövüşü
Yıllarca bir bez torbaya, mısır koçanlarına yumruk savuran fakir bir çiftçi çocuğu, bir gün Muhammed Ali'yi yenecekti. 1971'de bunu gerçekten yaptı.
Joe Frazier, 12 Ocak 1944'te Güney Carolina'nın Beaufort kasabasında, Dolly Alston-Frazier ile Rubin Frazier'ın on ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Beaufort County'nin kırsal bir köşesi olan Laurel Bay'de büyüdü; ailesi on dönümlük verimsiz 'beyaz toprakta' ortakçılık yaparak geçinmeye çalışıyordu, bu topraktan yalnızca pamuk ve karpuz alınabiliyordu. Babası Rubin, Joe doğduğu yıl sarhoş bir tanıdıkları olan Arthur Smith'in ailenin arabasına ateş açması sonucu sol elini ve kolunun bir kısmını kaybetmişti. Tüm bu zorluklara rağmen Joe, babasına her zaman yakın olduğunu, onun kendisini tarlalarda ve cumartesi günleri kasabaya alışverişe giderken taşıdığını anlatırdı.```
Boks, Frazier'ın hayatına 1950'lerin başında babasının aldığı siyah beyaz televizyon sayesinde girdi. Komşular Sugar Ray Robinson ve Rocky Marciano gibi boksörleri izlemek için toplanır, Dolly ise çeyreklik paralarla içecek satardı. Bir gece amcası Israel, tıknaz yapılı çocuğa bakıp 'O çocuk... o çocuk bir başka Joe Louis olacak' dedi. Bu sözler Joe'nun zihninde derin iz bıraktı. Ertesi gün eski bir çuvalı bez parçaları, mısır koçanları, bir tuğla ve İspanyol yosunuyla doldurup bahçedeki bir meşe ağacına astı. Altı yedi yıl boyunca, hemen her gün bu torbaya yumruk savurdu, ellerini babasının kravatları veya annesinin çoraplarıyla sarardı.
Çocukluğu yoksulluğun ötesinde acılarla doluydu. Ailenin 300 librelik domuzundan kaçarken düşüp sol koluna zarar verdi; doktor tutacak parayı bulamadıkları için kol kendi haline iyileşti ve bir daha hiçbir zaman tam olarak düzelmedi. On beş yaşındayken çalıştığı beyaz bir çiftlikte, bir traktöre kazara zarar veren küçük bir çocuğun kırbaçlandığına şahit oldu; gördüklerini başkalarına anlattığında çiftlikten kovuldu.
Frazier'ın ham gücü 1964'te olimpiyat altın madalyasına dönüştü ve 1965'ten 1981'e kadar sürecek profesyonel kariyerinin kapısını açtı. 'Smokin Joe' lakabıyla tanınan Frazier, amansız baskısı, yıkıcı sol kroşesi ve dayanıklılığıyla ün saldı. 1968'de NYSAC ağır sıklet unvanını kazandı, 1970'te ise tartışmasız dünya şampiyonu oldu.
Kariyerinin dönüm noktası, Yüzyılın Dövüşü olarak bilinen 1971 maçında geldi. Frazier, Muhammed Ali'yle karşılaştı ve oybirliğiyle galip gelerek Ali'yi profesyonel kariyerinde ilk kez yenen boksör oldu. Bu sonuç boks dünyasını sarstı ve tarihin en büyük rekabetlerinden birinin fitilini ateşledi. İki yıl sonra Frazier unvanını George Foreman'a kaptırdı; 1975'te ise Manila'da Ali ile üçüncü ve son kez karşılaştı. Thrilla in Manila olarak hatırlanan bu vahşi maç, boks tarihinin en büyük karşılaşması sayılır ve Ali galip geldi.
Kişiler kategorisinden
Frida Kahlo: Acıyı Sanata Dönüştürmek
Mexico City sokaklarında bir tramvay kazası, on sekiz yaşındaki bir genç kızın bedenini demir bir çubukla delip geçti — ve o enkazdan yirminci yüzyılın en yürek burkan dürüst sanatçılarından biri doğdu.
Şerife Bacı: Kağnısıyla Destan Yazan Kadın
Kastamonu kışlasına varamadan, dondurucu bir kış gecesinde bir kağnının üzerinde, kundaktaki kızını mermilerin arasına yerleştirip üzerine abanmış halde bulundu. O günden sonra adı bir milletin hafızasına kazındı.
Sezar ve Pompeius: Roma'yı Bölen Dostluk
Düşmanları ona 'genç kasap' derdi, akıl hocası Sulla ise 'Büyük' unvanını verdi — ama inşa etmeye yardım ettiği güç, bir gün onu da yutacaktı.
Hillary ve Tenzing: Zirveye Birlikte
Dünyanın en yüksek noktası, on yıllardır kendisine yaklaşan herkesi geri çevirmiş, kimini de sonsuza dek yutmuştu. 1953 baharında bir ekip, gökyüzünün artık yükselmediği o noktaya nihayet ulaştı.
Picasso ve Matisse: Dostluk Kadar Rekabet
Yirminci yüzyılın iki devi olarak anılmadan çok önce, ikisi de Paris'te aynı küçük galerinin duvarlarında yan yana asılı iki isimden ibaretti — biri zaten çılgın renkleriyle tanınıyor, diğeri henüz hiç tanınmıyordu.
Borg ve McEnroe: Buz ile Ateş
Biri kortta hiç sesini yükseltmedi, diğeri hiç susmadı. Aralarında tenis tarihinin en unutulmaz iki maçı doğdu.