Kolezyum: Arenanın Kanlı Görkemi

Roma'nın tepeleri arasındaki bir vadide yükselen taş bir oval, 65.000 kişiyi içine alarak kükrerdi — bir imparatorluğu kutlamak için inşa edilmiş, adını ise nefret edilen bir imparatorun devasa heykelinden almıştı.

Mimari yapılar ve anıtlar · 2 dakika ·

Kolezyum: Arenanın Kanlı Görkemi
FeaturedPics, CC BY-SA 4.0, via Wikimedia Commons

Roma Forumu'nun hemen doğusunda, tepeler arasındaki düz bir vadi tabanında, MS 72 yılında işçiler bir amfitiyatro inşa etmeye başladı. Emri veren, Flavius Hanedanı'nın kurucusu İmparator Vespasianus'tu; amacı Roma'nın gördüğü her şeyi geride bırakacak bir anıt yaratmaktı. MS 80 yılına gelindiğinde, oğlu ve halefi Titus döneminde yapı kapılarını açacak kadar tamamlanmıştı. Kardeşi Domitianus ise sonradan çeşitli eklemeler yaparak ailenin başlattığı bu vizyonu tamamladı.

Traverten kireç taşı, volkanik tüf ve tuğla kaplamalı Roma betonundan inşa edilen yapı, döneminin bir mühendislik harikasıydı. Tarihinin farklı dönemlerinde 50.000 ila 80.000 arasında seyirci alabiliyordu; tarihçiler ortalama seyirci sayısının 65.000 civarında olduğunu tahmin ediyor. Bu ölçek, onu antik dünyanın inşa ettiği en büyük amfitiyatro yapmıştı ve bugün hâlâ ayakta duran en büyük amfitiyatro unvanını taşıyor.

Elips biçimli duvarlarının içinde Roma, hem büyülemesi hem dehşete düşürmesi amaçlanan gösteriler sundu. Gladyatörler hayatta kalmak için dövüştü, vahşi hayvanlar seyirlik amacıyla avlandı, idamlar kalabalığın önünde gerçekleştirildi. Tarihteki savaşlar canlandırıldı, Roma mitolojisinden esinlenen tiyatro oyunları sahnelendi ve kısa bir dönem için arena su ile doldurularak temsili deniz savaşları düzenlendi.

Yapının adı kendi büyüklüğünden değil, yanında bir zamanlar duran başka bir şeyden geliyordu: Rodos Heykeli örnek alınarak yapılmış, güneş tanrısı biçiminde tasvir edilen devasa bronz bir Nero heykeli. İmparator Hadrianus daha sonra bu heykeli amfitiyatronun yanına taşıttı ve zamanla insanlar yapıyı bu heykele atfen anmaya başladı — Latince colosseus, yani 'devasa' sözcüğünden gelen 'Kolezyum.' MS 1000 yılına gelindiğinde bu ad, yakınındaki 'Colossus Solis' heykeline atfen yapıya kesin olarak yerleşmişti.

Sekizinci yüzyıldan kalma ve bugün Pseudo-Bede olarak bilinen bir yazara atfedilen bir dizede, heykelin kaderi Roma'nın kaderine bağlanır: Kolos ayakta durdukça Roma da ayakta kalacak, Kolos düştüğünde Roma da düşecek, Roma düştüğünde ise dünya da düşecekti. Bu dize yazıldığı dönemde bile, kullanılan eril biçim coliseus, amfitiyatroya değil doğrudan heykelin kendisine işaret ediyordu; bu ince ayrım zamanla unutuldu. Dize sık sık yanlış çevrilerek ya da yanlış yorumlanarak kehanet Kolos yerine Kolezyum'un kendisine atfedildi — bu karışıklık, Byron'ın ünlü dizeleri de dâhil olmak üzere, şiirde ve popüler hafızada bugüne dek sürdü.