Mu Kıtası: Bilim mi Söylence mi?
Yüz yılı aşkın süredir hazine avcıları, mistikler ve hatta bir Türk devlet başkanı, jeologların 'asla var olmadı' dediği kayıp bir cenneti arıyor. Tüm dayanak: bir Maya kodeksinde yanlış okunan tek bir kelime.
1864'te Fransız din adamı Charles Étienne Brasseur de Bourbourg, Troano Kodeksi üzerinde çalışırken de Landa alfabesini kullanarak bir işareti yanlış okudu ve bunu 'Mu' olarak yazdı; kelimenin bir felaketle batmış bir ülkeye işaret ettiğine inandı. Bu bir hataydı — ama yayımlanan hatalar kendi kaderini yazar.
Bu fikir, Yukatan'daki Maya kalıntılarını yıllarca kazan İngiliz-Amerikalı antikacı Augustus Le Plongeon ile hayat buldu. Le Plongeon, K'iche' halkının kutsal metni Popol Vuh'u çevirdiğini ve Yukatan medeniyetinin Yunanistan ile Mısır'dan daha eski olduğunu ileri sürdü. Brasseur'ün kelimesini alarak Mu'yu, Ignatius Donnelly'nin 1882 tarihli Atlantis: The Antediluvian World kitabını izleyerek Atlantis ile bir tuttu; Mu'nun Atlantik'te var olduğunu, volkanik ateşlerin efendisi Human'ın gazabıyla yok olduğunu ve bu yıkımın Platon'un Timaios'ta anlattığı Atlantis felaketiyle örtüştüğünü savundu. Le Plongeon ayrıca eski Mısır medeniyetinin, Mu'nun batışından kaçan Kraliçe Moo tarafından kurulduğunu, diğer mültecilerin ise Orta Amerika'ya kaçarak Maya uygarlığını yarattığını iddia etti.
Mu, belki de burada bir dipnot olarak kalırdı; ama James Churchward, kıtayı Atlantik'ten Pasifik'e taşıyıp Lemurya'nın yerine koyunca hikâye büyüdü. Kayıp Kıta Mu, İnsanın Anavatanı (1926) ile başlayan ve Mu Çocukları, Mu'nun Kutsal Sembolleri gibi kitaplarla süren bir dizi yayımladı.
Churchward'a göre, elli yıldan uzun süre önce Hindistan'da askerken üst düzey bir rahip ona 'Naga-Maya' dilinde yazılmış, Hindistan'da sadece iki kişinin okuyabildiği eski kil tabletler gösterdi. Dili öğrendiğini ve tabletlerin insanın ilk ortaya çıktığı yer olan Mu'dan bahsettiğini iddia etti; kanıt olarak da William Niven'in Meksika'da bulduğu 2.500 taş tableti gösterdi.
Churchward'a göre Mu'da, 50.000 ile 12.000 yıl önce gelişen Naacal halkı yaşıyordu; 64 milyon nüfusu, bir hükümet ve dine bağlı on kabilesi, yedi büyük şehri vardı. Kıtayı Mariana Adaları'ndan Paskalya Adası'na, Hawaii'den Mangaia'ya uzanan, Güney Amerika'dan büyük bir kara parçası olarak Pasifik'e yerleştirdi; ovalar, nehirler ve tepelerle kaplı bu kıtanın volkanik gazlarla deniz üstüne çıktığını, ardından granit yapılı boşluklarının çökmesiyle neredeyse bir gecede yok olduğunu yazdı.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.