21 Ocak 1793: XVI. Louis'nin Giyotine Gittiği Sabah
21 Ocak 1793 sabahı Paris sokaklarında bir araba ilerliyordu; içinde, tahtından indirilmiş bir kral, kendisini bekleyen davul seslerine doğru gidiyordu.
21 Ocak 1793 sabahı, 10 Ağustos 1792 isyanından beri Temple Hapishanesi'nde tutulan devrik Kral XVI. Louis erkenden uyandırıldı. Dört gün önce Ulusal Kongre onu vatana ihanetten neredeyse oybirliğiyle mahkûm etmişti; suçsuz oyu sıfırdı, ama pek çok çekimser vardı. Karar, yalnızca bir oy farkla ölüme çıkmıştı. Artık geri dönüş yoktu; bu, o kararın uygulanacağı sabahtı.
Yanında rahip Henry Essex Edgeworth vardı; ilerleyen saatlerin ayrıntılarını sonradan anılarında aktaracaktı. Temple'dan Devrim Meydanı'na uzanan yol hem uzun hem de son derece engebeliydi. Araba şehirden geçerken Paris'in sokakları askerler ve sessiz kalabalıklarla doluydu; devrimin kendisi, eski kralının son yolculuğunu izliyordu.
İskeleye vardıklarında zemin düzensiz ve geçilmesi güçtü. Louis, Edgeworth'un koluna yaslandı; adımları öylesine yavaşlamıştı ki rahip bir an için onun cesaretini kaybedeceğinden korktu. Ama son basamakta Edgeworth, kralın kolunu aniden bıraktığını hissetti ve onun iskelenin tüm genişliğini tek başına, sağlam adımlarla ve sessizce geçtiğini gördü.
Karşısına on beş-yirmi davul yerleştirilmişti; sesleri, anlatılanlara göre, Pont Tournant'a kadar duyulmuştu. Bu gürültüye rağmen Edgeworth, Louis'nin son sözlerini net bir şekilde duydu: kendisine yüklenen tüm suçlardan masum olarak öldüğünü, ölümüne sebep olanları affettiğini ve dökülecek kanın Fransa'nın başına asla bela olmaması için dua ettiğini söyledi.
Cellat, Fransa Cumhuriyeti'nin baş celladı Charles-Henri Sanson'du; aynı zamanda daha önce Louis'nin krallığı döneminde kraliyet celladı olarak görev yapmıştı. Böylece aynı elin bıçağı, bir zamanlar hizmet ettiği kralın hayatına giyotinle son verdi.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.