Solidarnosc: Polonya'yı Değiştiren Sendika
Emekliliğine beş ay kala işten çıkarılan bir vinç operatörü, ekmek ve tereyağı meselesiyle başlayan bir grev... ve on yıl içinde bir Sovyet uydusu devleti çatırdadı.
7 Ağustos 1980'de Anna Walentynowicz, yasadışı bir sendikaya katıldığı gerekçesiyle Gdańsk Tersanesi'nden, emekliliğine beş ay kala işten çıkarıldı. Bu karar işçileri öfkelendirdi ve 14 Ağustos'ta Walentynowicz'in geri alınmasını talep eden bir grev başladı. Walentynowicz ve Alina Pienkowska, gündelik şikayetlerle başlayan bu grevi, diğer işletmelerdeki işçilerle dayanışma grevine dönüştürdü.
Zamanlama tesadüf değildi. 1970'lerde Polonya hükûmeti ücretler sabitken gıda fiyatlarını artırmış, bu da 1976'da protestolara ve ardından baskıya yol açmıştı. KOR ve ROPCIO gibi yeraltı ağları zaten devlete karşı örgütleniyordu. 1979'da Polonya ekonomisi İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez küçülmüş, 1980'e gelindiğinde dış borç yaklaşık 18 milyar dolara ulaşmıştı.
31 Ağustos 1980'de komünist hükûmet, Solidarność'un varlığına izin veren anlaşmayı imzaladı — bir Varşova Paktı ülkesinde devlet tarafından tanınan ilk bağımsız sendika. 17 Eylül'de yirmiden fazla fabrika komitesi birleşerek NSZZ Solidarność adlı ulusal örgütü kurdu; sendika resmi olarak 10 Kasım 1980'de tescil edildi. Lech Wałęsa liderliğe seçildi; hareket, Katolik Kilisesi'nden Sovyet karşıtı sol kesimlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor, Polonya milliyetçiliği ve pasifizm ilkesiyle birleşiyordu.
Sendika hızla büyüdü. Eylül 1981'de üye sayısı 10 milyona ulaştı — çalışma çağındaki nüfusun üçte biri. Aynı ay toplanan ilk ulusal kongrede Wałęsa başkan seçildi ve 'özyönetimli cumhuriyet' programı benimsendi. 1983'te, hareket henüz yeraltında faaliyet gösterirken Wałęsa, komünist yönetime karşı mücadeledeki rolü nedeniyle Nobel Barış Ödülü'nü aldı — bu arada telaşa kapılan hükûmet, sendikanın önceki büyümesine karşılık Aralık 1981'de sıkıyönetim ilan etmiş ve hareketi bastırmak için yıllarca süren baskı politikaları uygulamıştı.
Ancak Solidarność yok olmadı; yeraltına çekilerek varlığını sürdürdü. Papa II. Ioannes Paulus'un desteğiyle Katolik Kilisesi hareketin arkasında durdu. Amerikan desteği de çeşitli kanallardan geldi: CIA, 1982'den itibaren yılda yaklaşık 2 milyon dolar, beş yılda toplam 10 milyon dolar civarında parayı üçüncü taraflar aracılığıyla Solidarność'a aktardı. AFL–CIO kendi üyelerinden 300.000 dolar toplayarak doğrudan malzeme ve nakit yardımı sağladı. ABD Kongresi'nin kurduğu National Endowment for Democracy ise 10 milyon dolar daha ayırdı.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.