Büyük İskender: Dünyayı 32 Yılda Fethetmek
Doğduğu gün bir tapınak kül oldu, bir ordu bozguna uğradı — kimilerine göre bunlar, dünyanın haritasını yeniden çizecek bir çocuğun habercisiydi.
III. Aleksandros, MÖ 20 Temmuz 356'da Makedonya'nın başkenti Pella'da dünyaya geldi. Babası Kral II. Philippos, annesi ise Epirus'un Aiakid Kralı I. Neoptolemos'un kızı Olympias'tı, Philippos'un dördüncü eşiydi. Doğumuna dair efsaneler antik çağdan beri anlatılır: Olympias'ın rüyasında rahmine bir yıldırım çarpmış ve geniş bir alanı aydınlatan alev yükselmişti; Philippos ise rüyasında eşinin rahmini aslan figürlü bir mühürle mühürlemişti. Bu rüyalar kimi zaman İskender'in gerçek babasının Zeus olduğu, kimi zaman da Olympias'ın evlilikten önce zaten hamile olduğu yönünde yorumlandı.
Doğduğu gün Philippos, Potidaia'yı kuşatmaya hazırlanırken generali Parmenion'un İllirya ve Paionia ordularını bozguna uğrattığı, atlarının da Olimpiyat Oyunları'nda zafer kazandığı haberini almıştı. Aynı gün Efes'teki Artemis Tapınağı'nın da yandığı söylenirdi; yazar Hegesias, bu rastlantıdan yola çıkarak tanrıça Artemis'in İskender'in doğumuna tanıklık etmek için tapınağından uzaklaştığını öne sürmüştü.
Çocukluğunda dadısı Lanike tarafından büyütülen İskender — ki Lanike, sonradan generali olacak Kara Kleitos'un kız kardeşiydi — on üç yaşından itibaren on altı yaşına dek filozof Aristoteles'in eğitiminden geçti. MÖ 336'da babası II. Philippos suikaste kurban gidince, henüz yirmi yaşındaki İskender tahta çıktı ve babasının kurduğu Korinthos Birliği'nin liderliğini de devraldı.
Tahta çıkar çıkmaz harekete geçti. Balkanlar'da Trakya ve İllirya'nın bir bölümü üzerindeki denetimi yeniden sağladı, ardından güneye dönerek Thebes'te çıkan isyanı bastırdı ve şehri yerle bir etti. Yunan şehir devletlerini sindirdikten sonra gözünü doğuya, III. Darius'un yönettiği devasa Ahameniş Pers İmparatorluğu'na dikti.
MÖ 334'te başlattığı Pan-Hellen seferi, hayatının sonraki on yılını dolduracaktı. Küçük Asya'yı ele geçirdikten sonra İssos'ta, ardından Gaugamela'da kazandığı kesin zaferlerle Ahameniş tahtının gücünü kırdı. III. Darius devrildi ve İskender, Adriyatik Denizi'nden İndus Nehri'ne uzanan koca bir imparatorluğun sahibi oldu.
Kişiler kategorisinden
Frida Kahlo: Acıyı Sanata Dönüştürmek
Mexico City sokaklarında bir tramvay kazası, on sekiz yaşındaki bir genç kızın bedenini demir bir çubukla delip geçti — ve o enkazdan yirminci yüzyılın en yürek burkan dürüst sanatçılarından biri doğdu.
Şerife Bacı: Kağnısıyla Destan Yazan Kadın
Kastamonu kışlasına varamadan, dondurucu bir kış gecesinde bir kağnının üzerinde, kundaktaki kızını mermilerin arasına yerleştirip üzerine abanmış halde bulundu. O günden sonra adı bir milletin hafızasına kazındı.
Sezar ve Pompeius: Roma'yı Bölen Dostluk
Düşmanları ona 'genç kasap' derdi, akıl hocası Sulla ise 'Büyük' unvanını verdi — ama inşa etmeye yardım ettiği güç, bir gün onu da yutacaktı.
Hillary ve Tenzing: Zirveye Birlikte
Dünyanın en yüksek noktası, on yıllardır kendisine yaklaşan herkesi geri çevirmiş, kimini de sonsuza dek yutmuştu. 1953 baharında bir ekip, gökyüzünün artık yükselmediği o noktaya nihayet ulaştı.
Picasso ve Matisse: Dostluk Kadar Rekabet
Yirminci yüzyılın iki devi olarak anılmadan çok önce, ikisi de Paris'te aynı küçük galerinin duvarlarında yan yana asılı iki isimden ibaretti — biri zaten çılgın renkleriyle tanınıyor, diğeri henüz hiç tanınmıyordu.
Borg ve McEnroe: Buz ile Ateş
Biri kortta hiç sesini yükseltmedi, diğeri hiç susmadı. Aralarında tenis tarihinin en unutulmaz iki maçı doğdu.