Bletchley Park'ın Kadınları: Sessiz Şifre Kırıcılar
Buckinghamshire'daki ahşap barakalarda çalışanların yüzde yetmiş beşi kadındı — ve otuz yıl boyunca hiçbiri orada ne yaptıklarını söyleyemedi.
Mayıs 1938'de, İngiliz İstihbarat Servisi'nin başındaki Amiral Sir Hugh Sinclair, Bletchley kasabasındaki geniş bir Viktorya dönemi malikânesini kendi cebinden 6.000 sterlin harcayarak satın aldı; çünkü hükümet bu iş için bütçe ayırmıyordu. Viktorya Gotiği, Tudor ve Hollanda Barok üsluplarının karmasından oluşan konak, Oxford ile Cambridge'i bağlayan hattın Londra'yı sanayi bölgelerine bağlayan ana demiryoluyla kesiştiği Bletchley tren istasyonunun hemen yanı başındaydı. Bu coğrafya önemliydi: şifre kırıcıların büyük kısmının bu iki üniversiteden geleceği düşünülüyordu, ayrıca yakındaki Fenny Stratford'daki röle istasyonu sayesinde yüksek hacimli telgraf ve telefon bağlantılarına erişim vardı.
Şifre kırıcılar oraya yerleşmeden önce malikâne başka gizli bir amaca hizmet etmişti. Laurence Grand'ın yönettiği, sabotaj ve gayrinizami savaş birimi Section D, 15 Haziran 1939'dan itibaren buraya bir patlayıcı okulu kurmuş, kimya mühendisi Colin Meek gibi isimler eğitmenlik yapmıştı. Hükümet Şifre ve Kod Okulu (GC&CS) 15 Ağustos 1939'da yerleşince, sürekli patlama sesleri şifre kırıcıları çileden çıkardı; Kasım ayında Section D'nin tatbikatları Aston House'a taşındı ki kriptanalistler işlerine odaklanabilsin.
Bu odaklanma büyük önem taşıyordu, çünkü bahis çok yüksekti. Savaşın patlak vermesinden beş hafta önce, Polonya Şifre Bürosu'nun subayları, Alman Enigma şifresine karşı ne kadar ilerlemiş olduklarını açıklayarak Fransız ve İngiliz meslektaşlarını hayrete düşürmüştü. Ağustos 1939'da teslim edilen bir Enigma kopyasıyla birleşince bu bilgi, Bletchley ekibine sağlam bir temel sağladı. Konağın zemin katındaki odalarda -bir telefon santrali, teleks odası, mutfak ve yemekhaneyle birlikte- toplanan GC&CS kadrosu arasında John Tiltman, Dilwyn Knox, Alan Turing, Margaret Rock, Mavis Lever, Harry Golombek, Gordon Welchman, Hugh Alexander, Donald Michie, Bill Tutte ve Stuart Milner-Barry vardı.
Ancak bu ünlü isimler listesi, iş gücünün gerçek yapısını gizler. Bletchley Park'ta çalışanların dörtte üçü kadındı; 1939 sonundan itibaren yükselen ahşap barakalarda ve Ticari ile Diplomatik Bölümler için tahsis edilen yakındaki bir erkek yatılı okulu Elmers School'da görev yapıyorlardı. Onların emeği -dinleme, deşifre, delikli kart verisi işleme, makineleri çalıştırma- birkaç erkeğe atfedilen ünlü başarıların altındaki görünmez altyapıydı.
Çalışma koşulları ağırdı ve personel kronik olarak yetersizdi. 9 Eylül 1941'deki bir ziyaret sırasında Winston Churchill'in, Denniston veya Menzies'e 'personel için hiçbir taşı çevirmeden bırakmayın dedim ama emrimi bu kadar harfiyen alacağınızı bilmiyordum' dediği rivayet edilir. Altı hafta sonra, tam kapasiteyle çalışmak için gereken daktilo ve vasıfsız işçi sayısının yetersizliğinden bıkan Turing, Welchman, Alexander ve Milner-Barry başbakana doğrudan bir mektup yazdılar. Churchill'in cevabı aynı gün geldi: 'Bugün harekete geçin, en yüksek öncelikle ihtiyaç duydukları her şeye sahip olduklarından emin olun.'
Kişiler kategorisinden
Frida Kahlo: Acıyı Sanata Dönüştürmek
Mexico City sokaklarında bir tramvay kazası, on sekiz yaşındaki bir genç kızın bedenini demir bir çubukla delip geçti — ve o enkazdan yirminci yüzyılın en yürek burkan dürüst sanatçılarından biri doğdu.
Şerife Bacı: Kağnısıyla Destan Yazan Kadın
Kastamonu kışlasına varamadan, dondurucu bir kış gecesinde bir kağnının üzerinde, kundaktaki kızını mermilerin arasına yerleştirip üzerine abanmış halde bulundu. O günden sonra adı bir milletin hafızasına kazındı.
Sezar ve Pompeius: Roma'yı Bölen Dostluk
Düşmanları ona 'genç kasap' derdi, akıl hocası Sulla ise 'Büyük' unvanını verdi — ama inşa etmeye yardım ettiği güç, bir gün onu da yutacaktı.
Hillary ve Tenzing: Zirveye Birlikte
Dünyanın en yüksek noktası, on yıllardır kendisine yaklaşan herkesi geri çevirmiş, kimini de sonsuza dek yutmuştu. 1953 baharında bir ekip, gökyüzünün artık yükselmediği o noktaya nihayet ulaştı.
Picasso ve Matisse: Dostluk Kadar Rekabet
Yirminci yüzyılın iki devi olarak anılmadan çok önce, ikisi de Paris'te aynı küçük galerinin duvarlarında yan yana asılı iki isimden ibaretti — biri zaten çılgın renkleriyle tanınıyor, diğeri henüz hiç tanınmıyordu.
Borg ve McEnroe: Buz ile Ateş
Biri kortta hiç sesini yükseltmedi, diğeri hiç susmadı. Aralarında tenis tarihinin en unutulmaz iki maçı doğdu.