Kırım Savaşı: Modern Savaşın İlk Provası
Kudüs'teki kutsal mekanlar üzerine bir anlaşmazlık, Sinop açıklarında batırılan bir donanma ve çöküşe sürüklenen koca bir imparatorluk — hepsi bir araya gelip dört büyük gücü, demiryolları, telgraflar ve fotoğraf makineleriyle belgelenen ilk modern savaşa sürükledi.
1853 sonbaharında dünya, ağırlığı altında ezilen eski bir düzeni izliyordu. Bir zamanlar Avrupa'yı titreten Osmanlı Devleti, on yıllardır toprak kaybediyordu: 1804'te Sırbistan'ın özerkliği, 1830'da Yunanistan'ın bağımsızlığı, 1830'ların başında ise Mısır'ın güçlü valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın neredeyse İstanbul'u tehdit etmesi. Çağdaşları bu devleti 'hasta adam' diye anmaya başlamıştı ve Rus Çarı I. Nikolay bu hastaya bir doktor gözüyle değil, bir varis gözüyle bakıyordu.
Kıvılcım, tuhaf biçimde, Kudüs'teki kutsal yerler meselesinden çıktı. Osmanlı topraklarındaki Katoliklerin koruyuculuğunu üstlenen Fransa ile Ortodoksların koruyuculuğuna soyunan Rusya, kutsal mekanlar üzerindeki ayrıcalıklar konusunda karşı karşıya geldi. Nikolay bu anlaşmazlığı bahane ederek, Osmanlı sınırları içindeki tüm Ortodoksların kendi korumasına bırakılmasını istedi; Osmanlı Devleti, Britanya'nın desteğine güvenerek bu talebi reddetti. Rus birlikleri Temmuz 1853'te savaş ilan etmeksizin Eflak ve Boğdan'ı işgale başladı, halkın baskısı altındaki padişah ise o Ekim ayında Rusya'ya savaş açtı.
Britanya ve Fransa, Rusya'nın yayılmasını endişeyle izliyordu. Londra, Rusya'nın Akdeniz'e açılmasının Hindistan yolunu tehdit edeceğinden korkuyordu; Paris ise kıtadaki prestijini yeniden kazanma ve Polonya meselesiyle Rusya'yı sıkıştırma fırsatı görüyordu. Avusturya'nın önerisiyle Viyana'da bir konferans toplandıysa da sonuç alınamadı. 30 Kasım 1853'te Rus donanması Sinop açıklarında Osmanlı filosunu yok etti; bu yıkım Avrupa kamuoyunu kesin biçimde Rusya aleyhine çevirdi.
Mart 1854'te Britanya ve Fransa, Rusya'ya bir ültimatom verdi: prensliklerden çekilsin, Osmanlı egemenliğine saygı göstersin, koruyuculuk iddiasından vazgeçsin. Cevap gelmeyince 12 Mart 1854'te Rusya'ya savaş ilan ettiler. Savaşa girmeyen Avusturya ise diplomatik baskıyla Tuna eyaletlerinin boşaltılmasını sağladı. Rus ilerleyişi Haziran ayında Silistre'de durduruldu ve müttefikler, Balkan cephesini güvence altına aldıktan sonra gözlerini güneye, Rusya'nın Karadeniz'deki kalesi Sevastopol'a çevirdi.
Eylül 1854'teki çıkarma, acımasız yeni bir dönem açtı. Alma Muharebesi'ndeki zafer müttefiklere ilk ivmeyi kazandırdı; o sonbahar Balaklava ve İnkerman'daki Rus karşı saldırıları geri püskürtüldü, ancak her iki taraf da ağır kayıplar verdi. Ardından gelen, hızlı bir sefer değil, tam on bir ay süren bir Sevastopol kuşatmasıydı; kış soğuğu, hastalık ve lojistik aksaklıklar, muharebe kadar can aldı. 1855'te Piyemonte-Sardinya Krallığı da müttefiklere katılarak şehir çevresindeki siperlere asker gönderdi.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.