Kırım Savaşı: Modern Savaşın İlk Provası

Kudüs'teki kutsal mekanlar üzerine bir anlaşmazlık, Sinop açıklarında batırılan bir donanma ve çöküşe sürüklenen koca bir imparatorluk — hepsi bir araya gelip dört büyük gücü, demiryolları, telgraflar ve fotoğraf makineleriyle belgelenen ilk modern savaşa sürükledi.

Tarihi olaylar ve anlar · 3 dakika ·

Kırım Savaşı: Modern Savaşın İlk Provası
William Simpson, artist (1823-1899) E[dmond]. Morin, lithographer (1824 - 1882), working for "Day & Son, lithrs. to the Queen" Published by: Paul & Dominic Colnaghi & Co., 13 & 14 Pall Mall East, publishers to Her Majesty Paris : Goupil & Cie. Leipzig: Otto Weigel, Public domain, via Wikimedia Commons

1853 sonbaharında dünya, ağırlığı altında ezilen eski bir düzeni izliyordu. Bir zamanlar Avrupa'yı titreten Osmanlı Devleti, on yıllardır toprak kaybediyordu: 1804'te Sırbistan'ın özerkliği, 1830'da Yunanistan'ın bağımsızlığı, 1830'ların başında ise Mısır'ın güçlü valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın neredeyse İstanbul'u tehdit etmesi. Çağdaşları bu devleti 'hasta adam' diye anmaya başlamıştı ve Rus Çarı I. Nikolay bu hastaya bir doktor gözüyle değil, bir varis gözüyle bakıyordu.

Kıvılcım, tuhaf biçimde, Kudüs'teki kutsal yerler meselesinden çıktı. Osmanlı topraklarındaki Katoliklerin koruyuculuğunu üstlenen Fransa ile Ortodoksların koruyuculuğuna soyunan Rusya, kutsal mekanlar üzerindeki ayrıcalıklar konusunda karşı karşıya geldi. Nikolay bu anlaşmazlığı bahane ederek, Osmanlı sınırları içindeki tüm Ortodoksların kendi korumasına bırakılmasını istedi; Osmanlı Devleti, Britanya'nın desteğine güvenerek bu talebi reddetti. Rus birlikleri Temmuz 1853'te savaş ilan etmeksizin Eflak ve Boğdan'ı işgale başladı, halkın baskısı altındaki padişah ise o Ekim ayında Rusya'ya savaş açtı.

Britanya ve Fransa, Rusya'nın yayılmasını endişeyle izliyordu. Londra, Rusya'nın Akdeniz'e açılmasının Hindistan yolunu tehdit edeceğinden korkuyordu; Paris ise kıtadaki prestijini yeniden kazanma ve Polonya meselesiyle Rusya'yı sıkıştırma fırsatı görüyordu. Avusturya'nın önerisiyle Viyana'da bir konferans toplandıysa da sonuç alınamadı. 30 Kasım 1853'te Rus donanması Sinop açıklarında Osmanlı filosunu yok etti; bu yıkım Avrupa kamuoyunu kesin biçimde Rusya aleyhine çevirdi.

Mart 1854'te Britanya ve Fransa, Rusya'ya bir ültimatom verdi: prensliklerden çekilsin, Osmanlı egemenliğine saygı göstersin, koruyuculuk iddiasından vazgeçsin. Cevap gelmeyince 12 Mart 1854'te Rusya'ya savaş ilan ettiler. Savaşa girmeyen Avusturya ise diplomatik baskıyla Tuna eyaletlerinin boşaltılmasını sağladı. Rus ilerleyişi Haziran ayında Silistre'de durduruldu ve müttefikler, Balkan cephesini güvence altına aldıktan sonra gözlerini güneye, Rusya'nın Karadeniz'deki kalesi Sevastopol'a çevirdi.

Eylül 1854'teki çıkarma, acımasız yeni bir dönem açtı. Alma Muharebesi'ndeki zafer müttefiklere ilk ivmeyi kazandırdı; o sonbahar Balaklava ve İnkerman'daki Rus karşı saldırıları geri püskürtüldü, ancak her iki taraf da ağır kayıplar verdi. Ardından gelen, hızlı bir sefer değil, tam on bir ay süren bir Sevastopol kuşatmasıydı; kış soğuğu, hastalık ve lojistik aksaklıklar, muharebe kadar can aldı. 1855'te Piyemonte-Sardinya Krallığı da müttefiklere katılarak şehir çevresindeki siperlere asker gönderdi.