Mohaç: İki Saatte Kazanılan Zafer

Tuna'nın sağ kıyısındaki sakin bir kasaba, bir imparatorluğun Macaristan'daki hükümranlığını hem başlatan hem bitiren iki savaşa sahne oldu — arada 161 yıl vardı.

Tarihi olaylar ve anlar · 2 dakika ·

Mohaç: İki Saatte Kazanılan Zafer
Pudelek (Marcin Szala), CC BY-SA 3.0, via Wikimedia Commons

Büyük Macar Ovası'nın başladığı yerde, Tuna Nehri'nin sağ kıyısında kurulu Mohaç, adını hem bir yıkımla hem de bir dönüşle özdeşleştirmiş bir kasabadır. Tarih sahnesine bir savaş alanı olarak geçmeden önce, burası Roma İmparatorluğu döneminde Pannonia eyaletinde bir yerleşimdi; 6. ve 7. yüzyıllarda ise Avarların egemenliğine girdi. Adı ilk kez 1093 yılında, I. László'nın Pécs piskoposuna yaptığı bir arazi bağışına ilişkin kaynaklarda geçer. 15. yüzyılda ise sadece bir pazar kasabası olarak anılır — ta ki 1526'ya kadar.

O yıl, kasabanın çevresinde gerçekleşen I. Mohaç Muharebesi, Osmanlı'nın Macaristan üzerindeki hakimiyetinin başlangıcı oldu. Yenilgi, krallığın kaderini değiştirdi ve Mohaç kısa süre sonra Osmanlı idaresine katıldı; 1541'de Macaristan'ın ilhakı ve Budin Eyaleti'nin kurulmasıyla birlikte bu eyaletin bir sancağı haline geldi.

160 yılı aşkın bir süre Mohaç Osmanlı yönetiminde kaldı. Sonra, 1687'de, aynı kasabanın yakınında gerçekleşen ikinci bir savaş bu dönemi kapattı: Habsburglar bölgeyi Osmanlı'dan aldı ve Mohaç yeniden kurulan Baranya iline dahil edildi. Aralarında bir yüzyıldan fazla zaman bulunan iki savaş, bir çağın başlangıcını ve sonunu aynı nehir kıyısında imzalamış oldu.

Sonraki yüzyıllarda Mohaç, farklı halkların bir arada yaşadığı bir kasabaya dönüştü. Yerel olarak Stifolder denen Tuna İsveçlileri (Danube Swabian), 17. ve 18. yüzyıllarda Fulda bölgesinden gelip yerleşti ve II. Dünya Savaşı'na kadar kasabanın çoğunluğunu oluşturdu. 1910 nüfus sayımı bu çok dilliliği açıkça gösterir: Mohaç ilçesindeki 56.909 kişiden 21.951'i Almanca, 20.699'u Macarca, 4.312'si Sırpça, 421'i Hırvatça konuşuyordu; binlerce kişi de başka dilleri konuşuyordu.

Bu katmanlı kimlik 20. yüzyılın ortasına sağlam çıkamadı. 1945 Potsdam Antlaşması hükümleri doğrultusunda, Alman kökenli Stifolder nüfusunun büyük bölümü 1945-1948 arasında Müttefiklerin işgali altındaki Almanya ve Avusturya'ya sürüldü — bu kopuş kasabanın nüfus yapısını kalıcı olarak değiştirdi.