Büyük Taarruz: Dokuz Günde Denize

Kocatepe'de şafak sökerken üç adam topların ilk sözünü dinledi; on gün sonra bir ordu üç yüz kilometre yürüyüp denize ulaşacaktı.

Tarihi olaylar ve anlar · 2 dakika ·

Büyük Taarruz: Dokuz Günde Denize
The original uploader was Volki16 at Turkish Wikipedia., Public domain, via Wikimedia Commons

26 Ağustos 1922 sabahı gün ağarmadan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile birlikte Kocatepe'deki yerini aldı. Karşılarında, Gemlik Körfezi'nden Bilecik, Eskişehir ve Afyonkarahisar'ın doğusundan geçip Büyük Menderes Nehri boyunca Ege'ye uzanan, bir yıla yakın süredir tahkim edilmiş Yunan savunma hattı vardı. Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra ordu bütün mali kaynaklarını zorlamış, doğu ve güney cephelerindeki birlikleri batıya kaydırmış, İstanbul'daki gizli dernekler ise İtilaf depolarından kaçırdıkları silahları Ankara'ya ulaştırmıştı. Bütün bu çabaya karşın Türk ordusu 98.000 kişilik bir kuvvetle, yaklaşık 130.000 kişilik Yunan ordusunun karşısına çıkıyordu; savaş boyunca toplanan en büyük Türk kuvvetiydi, ama sayıca üstünlük yalnızca süvaride sağlanabilmişti.

Plan baskın ve kuşatma üzerine kuruluydu. 1. Ordu, Afyonkarahisar'ın güneybatısından kuzeye taarruz edecek; 2. Ordu ise düşmanın kuvvet kaydırmasını önleyip Döğer bölgesindeki ihtiyatları kendine çekecekti. 5. Süvari Kolordusu, Ahır Dağları'nı aşarak düşmanın yan ve gerilerine saldırıp İzmir ile telgraf ve demir yolu bağlantısını kesecekti. 26 Ağustos gecesi bu kolordu, Yunanların savunmadığı Ballıkaya mevkiinden sızarak sabaha kadar düşman hatlarının gerisine ilerledi.

Saldırı, sabah 04.30'da başlayan topçu ateşiyle açıldı; 05.00'te ateş önemli noktalara yoğunlaştı. Saat 06.00'da piyade Tınaztepe'ye ulaşıp tel örgüleri aşarak süngü hücumuyla tepeyi ele geçirdi; 09.00'da Belentepe, ardından Kalecik-Sivrisi düştü. İlk gün 1. Ordu, Büyük Kaleciktepe'den Çiğiltepe'ye kadar on beş kilometrelik hatta düşmanın birinci mevzilerini aldı. Dumlupınar Muharebesi diye anılan bu çarpışma, dört gün içinde Yunan ordusunun direnme gücünü kırdı.

Ardından gelen takip, savaşın gördüğü en hızlı harekâttı. Türk ordusunun motorlu aracı yoktu; lojistiği öküz arabalarına, piyade ve süvariye dayanıyordu. Buna karşın 31 Ağustos'tan 9 Eylül'e kadar cephe 300 kilometre ilerledi. 29 Ağustos'ta Anadolu'daki Yunan kuvvetleri komutanı Nikolaos Trikoupis teslim oldu. Ana kuvvet İzmir'e yönelirken ikinci bir kol Eskişehir'den Bursa'ya doğru ilerledi. 7 Eylül'de Aydın, Germencik ve Kuşadası Türk denetimine geçti.