28 Temmuz 1945: Empire State'e Uçağın Çarptığı Sisli Sabah
O cumartesi sabahı Manhattan'ın gökdelenleri sisin içinde kayboldu — ve o sisin içinde bir pilot, saniyeler içinde geri dönüşü olmayan bir hata yaptı.
28 Temmuz 1945 Cumartesi sabahı New York'un üzerine yoğun bir sis çökmüştü; şehrin en yüksek kuleleri bile güçlükle seçiliyordu. Massachusetts'in Watertown kasabasından Yarbay William Franklin Smith Jr., Bedford Ordu Hava Alanı'ndan kalkan bir B-25 Mitchell bombardıman uçağıyla rutin bir personel taşıma görevi yapıyordu. Sis nedeniyle LaGuardia Havalimanı'na inmesi mümkün olmayınca, rotasını New Jersey'deki Newark Metropolitan Havalimanı'na çevirmek istedi.
Hava trafik kontrolü kendisini sıfır görüş mesafesi konusunda uyardı, ama Smith yine de ilerlemeye devam etti. Manhattan üzerindeki gri örtünün içinde neredeyse kör uçarken, East 42nd Street yakınındaki Chrysler Binası'na tehlikeli derecede yaklaştı. Yönünü şaşırdı ve sola değil sağa döndü — küçük ama ölümcül bir hata, uçağı sisin içinde beliren başka bir gökdelenle çarpışma rotasına soktu.
Saat 09.40'ta B-25, Empire State Binası'nın kuzey cephesine çarparak 78. ve 80. katlar arasına saplandı. Çarpma, War Relief Services ve National Catholic Welfare Council'ın ofislerinde 5,5 x 6,1 metrelik bir delik açtı. Motorlardan biri binayı boydan boya geçerek karşı cepheden fırladı, bir sonraki sokağa kadar uçtu, 270 metre düşerek yakındaki bir binanın çatısına indi ve çatı katındaki bir sanat atölyesini yok eden bir yangın başlattı.
Diğer motor ve iniş takımının bir parçası ise bir asansör boşluğuna düşerek kablolarını kopardı. Bina içinde hemen yangın çıktı, uçak yakıtıyla beslendi; ancak itfaiyeciler yangını 40 dakika içinde kontrol altına aldı — bu, New York itfaiyesinin söndürdüğü en yüksek kattaki yapısal yangın olarak hâlâ hatırlanıyor.
Üst katlarda, çarpma anında 86. kattaki gözlem terasında 50 ila 60 arası turist bulunuyordu. O sabah on dört kişi hayatını kaybetti: Smith, Çavuş Christopher Domitrovich, otostop çeken uçak teknisyeni Albert Perna ve binadaki on bir sivil. Perna'nın cesedi ancak iki gün sonra bir asansör boşluğunun dibinde bulunabildi. Kazada 20 ila 24 kişi de yaralandı.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.