Palmira: Çölün Kraliçesi Zenobia'nın Şehri
Suriye çölünün ortasındaki bir vahadan doğan kervan şehri, Roma'ya kafa tutacak kadar zenginleşti ve bir gün kendini imparatoriçe ilan eden bir kraliçe tarafından yönetildi.
Şam'ın 215 kilometre kuzeydoğusunda, yirmi çeşit palmiye ağacının çevrelediği Efqa kaynağının etrafında kurulan Palmira, sadece coğrafi konumu sayesinde büyük bir zenginliğe kavuştu. Şehir, Pers İmparatorluğu ile Akdeniz kıyısındaki Roma ve Fenike limanları arasındaki ticaret yollarının üzerindeydi; tüccarları İpek Yolu boyunca koloniler kurdu ve Roma dünyasında kervanlar işletti. Adının ilk izlerine, MÖ ikinci binyılın başlarına ait belgelerde, Mari'de bulunan MÖ 18. yüzyıla ait çivi yazılı tabletlerde 'Ta-ad-mi-ir' şeklinde rastlanır. Yunanca Palmira adını ise ilk kez MS 1. yüzyılda Yaşlı Plinius yazıya geçirmiştir.
Palmiralılar; Amoriler, Aramiler ve Araplardan oluşan, akrabalık ve klan bağlarıyla örgütlenmiş bir halktı. Evde Palmira Aramicesi konuşurlarken, ticaret ve diplomasi için Yunanca kullanırlardı. Sanat ve mimarileri Yunan, Roma ve Part etkilerini birleştiriyordu; bu karışım tapınaklardaki mimari stillerde ve heykel büstlerindeki giyim tarzlarında görülür. Zenginlikleri Büyük Sütunlu Cadde'yi, Bel Tapınağı'nı ve çölde hâlâ ayakta duran kule mezarları inşa etti. İbranice Tanah'a göre Tadmor, Kral Süleyman tarafından kurulan bir çöl şehridir; Yahudi-Roma tarihçi Flavius Josephus da bunu yazmış, şehri Yunanca adıyla Palmira olarak anmıştır.
Roma tehdidi erken başladı. MÖ 41'de Marcus Antonius'un ordusu şehri almaya çalıştıysa da isteksiz kaldı ve başarısız oldu; Palmiralılar Fırat'ın öte yakasına kaçtı. Tiberius döneminde (MÖ 14–MS 37) Palmira, Roma'nın Suriye eyaletine bağlandı, ancak İran, Çin, Hindistan ve Roma arasındaki ticaretini sürdürdü. MS 129'da imparator Hadrianus şehri ziyaret etti ve onu özgür şehir ilan ederek Palmira Hadriana adını verdi.
3. yüzyılın başında, Fırat ve Dicle bölgesinde yükselen Sasani İmparatorluğu Palmira'nın ticaretini tehdit etmeye başladı; İmparator Carcalla şehre bir Roma garnizonu konuşlandırdı. İmparator Valerianus, Palmiralı prens Septimius Odaenathus'u Suriye valisi atadı. Valerianus Sasaniler tarafından esir alınıp 260'ta Bişapur'da ölünce, Odaenathus intikam için Tizpon'a iki kez saldırdı ve Şapur I'i yendi. Ancak zaferin ardından yeğeni Maconius tarafından öldürüldü.
Yönetim, karısı Zenobia'ya ve oğulları Vabalathus'a geçti. Zenobia, Roma'dan bağımsız hareket etmeye başladı; etkisini güneyde Busra'ya, batıda Mısır'a taşıyarak kısa ömürlü Palmira İmparatorluğu'nu kurdu. Kuzeyde Antakya'yı da alan Zenobia'nın toprakları kısa sürede Anadolu'nun güney ve doğusunu, Fırat-Dicle havzasının bir kısmını, Suriye, Filistin, Sina Yarımadası ve Mısır'ın büyük bölümünü kapsadı.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.