Sarıkamış: Karda Kaybolan Ordu
1914'ün son günlerinde 90 bin kişilik bir ordu, cüretkâr bir plan uğruna Kafkas dağlarına tırmandı. Birkaç gün içinde bu askerlerin büyük çoğunluğu ölecekti — kurşunla değil, dondurucu soğukla.
Bugün Sarıkamış, Doğu Anadolu'nun yüksek bir platosunda kurulu, nüfusu 15 bin civarında sakin bir ilçe; kristal karıyla, kayak pistleriyle tanınıyor artık. Oysa uzun süre boyunca Yukarı ve Aşağı Sarıkamış diye ikiye ayrılmış, önemsiz sayılan küçük bir yerleşimdi. Adı, askeri zaferlerden çok, MÖ 6. binyıla uzanan obsidyen ticaret yollarıyla anılırdı.
Bölgenin daha derin geçmişi katmanlı ve çok kültürlü. Sarıkamış ve yakınındaki Meydan Dağ'dan çıkarılan obsidyen, Aratashen ve Khramis Didi-gora gibi Güney Kafkasya'daki Neolitik yerleşimlerde bulunmuş. Kentin yakınında Urartu kalelerinin izleri var; 1878'de arkeolog Alexander Yeritsian, Urartu kralı I. Argişti dönemine ait çivi yazılı bir kitabe keşfetmiş. Güneyde ve doğuda, Soğanlı ormanlarında ortaçağdan kalma pek çok Ermeni manastırı bulunuyordu, ama 19. yüzyılın sonunda bunların çoğu yıkık haldeydi.
Bölgenin hakimiyeti pek çok elden geçti. Selçuklu sultanı Alparslan, 16 Ağustos 1064'te Bizans kralıyla yaptığı savaşta bu toprakları ele geçirdi — Malazgirt Savaşı'ndan yıllar önce. 1514'te Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı topraklarına katıldı, Kars sancağına bağlı bir livâ oldu. 19. yüzyıl boyunca Sarıkamış, Osmanlı ile Rus imparatorlukları arasında bir çatışma hattı haline geldi; yakınındaki Zivin'de 1829, 1855 ve 1877'de savaşlar yaşandı. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından bölge Rus idaresine geçti, Kars Oblastı'na bağlandı; Aşağı Sarıkamış modern bir kasabaya dönüştü, iki alaya kışla veren bir garnizon ve demiryolu istasyonu kazandı.
Bu stratejik konum, Sarıkamış'ı Birinci Dünya Savaşı'nın en yıkıcı muharebelerinden birinin sahnesi yaptı. Aralık 1914'te İttihat ve Terakki lideri Enver Paşa, kayınbiraderi Hafız Hakkı Paşa ile birlikte Osmanlı kuvvetlerini bizzat yönetti: Allahüekber Dağları'nı aşıp Sarıkamış'ta toplanacak, Rusları püskürtüp 1878'de kaybedilen Kars'a giden ikmal yolunu kesecekti.
Plan hem cüretkâr hem kırılgandı. Alman askeri danışman Liman von Sanders buna şiddetle karşı çıktı ama Enver Paşa kararından dönmedi; tümenlerini farklı dağ güzergâhlarından aynı anda Sarıkamış'a varmaları umuduyla yola çıkardı. Ama birlikler birbirinden koptu. Rus Genel Valisi Vorontsov Kars'a çekilmek isterken, savunmadan sorumlu General Yudeniç geri çekilmeyi reddedip Sarıkamış'ta direnmeyi seçti.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.