Seydi Ali Reis: Hint Okyanusu'nda Fırtınaya Karşı
Basra'dan Süveyş'e donanma götürmekle görevlendirilen bir Osmanlı amirali, fil tufanı denen bir fırtınaya yakalanıp Hindistan kıyılarına sürüklendi ve İstanbul'a ancak üç yıl sonra karadan dönebildi.
Seydi Ali Reis, 1498'de Galata'da, Sinoplu denizci bir ailenin oğlu olarak doğdu. Dedesi Fatih Sultan Mehmet zamanında tersane kethüdalığı yapmış, babası Hüseyin Ağa ise Darüssınaa Kethüdalığı'nda görev almıştı. Küçük yaşta tersanede çalışmaya başlayan Seydi Ali, aynı zamanda matematik, astronomi ve coğrafya öğrenimi gördü; edebiyat ve dinî bilimlerde de kendini geliştirdi, iyi bir divan şairi oldu.
Tersane kethüdası olduğundan dönemin diğer denizcilerinin aksine merkeze bağlıydı ve bağımsız kumandanlık yapmadı; buna karşın 1522'de Kanuni Sultan Süleyman'ın Rodos Seferi'ne katıldı, ardından Barbaros Hayreddin Paşa, Sinan Paşa ve Turgut Reis'in yanında birçok Akdeniz seferine girdi. 1538'deki Preveze Deniz Muharebesi'nde donanmanın sol kanadına kumanda ederek büyük ün kazandı; 1551'deki Trablus Seferi'nde Sinan Paşa ve Turgut Reis'in emrinde bulundu.
Portekiz donanmasına yenilen Murat Reis'in yerine Kanuni tarafından Hint Kaptanlığı'na atandı ve Basra'daki donanmayı Süveyş'e taşımakla görevlendirildi. Bu atama hayatının dönüm noktası oldu. Elindeki 15 kadırgalık donanmanın bakımını yaptırdı, uygun deniz mevsimini beş ay boyunca bekledi ve 2 Temmuz 1554'te Basra'dan yola çıktı.
Yola çıktıktan sonraki ilk ay boyunca körfezdeki Osmanlı sancaklarına uğradı. 9 Ağustos'ta Horfakan açıklarında 25 parçalık Portekiz Donanması ile Hürmüz Deniz Muharebesi'ne girdi ve galip çıktı. Ama 25 Ağustos'ta Maskat yakınlarında, bu kez takviye almış 34 parçalık aynı düşman donanmasının saldırısına uğradı; Maskat Deniz Muharebesi'nde güney Arap Yarımadası'nın denize dik uzanan sahillerinden yararlanarak Portekiz'in yedi gemisini batırdı, ancak kendisi de beş gemi kaybetti.
Umman açıklarında fil tufanı denilen mevsimlik bir fırtına, dokuz kadırgalık kalan donanmanın kontrolünü elinden aldı. Günlerce çalkalanan gemiler doğuya sürüklenerek on gün sonra Hint kıyılarına ulaştı. Peşinde 87 parçalık bir Portekiz donanması olduğunu öğrenince Surat'a sığındı; Portekizliler kuşatma başlattı ama başarısız olup çekildi.
Keşifler kategorisinden
Humboldt: Doğayı Ölçen Kaşif
Bir zamanlar hasta ve sıradan bir çocuk sayılan bu Prusyalı asilzade, bir yanardağa tırmanıp dünya rekoru kıracak ve doğayı anlama biçimimizi baştan yazacaktı.
Cartier: Kanada'ya Adını Veren Yolculuk
Bir Bretonlu denizci, anlamını tam kavramadığı bir toprağa haç dikip krallık adına sahiplendi — sonra bir kışı, nehrin buzları içinde donmuş halde, bir yabancının verdiği çareye umut bağlayarak geçirdi.
Kartacalı Hanno: Afrika Kıyılarında Antik Bir Sefer
Altmış gemi, binlerce yolcu ve haritası olmayan bir kıyı: Kartacalı Hanno'nun seferi, tüylü ve düşman 'goril'lerin derileriyle Kartaca'ya döndü.
HMS Challenger: Okyanus Biliminin İlk Büyük Seferi
Topları sökülüp yerine mikroskoplar yerleştirilen bir savaş gemisi, o güne dek kimsenin ciddiye almadığı bir soruya yanıt aramak için Portsmouth'tan yola çıktı: okyanusun dibinde ne var?
Scott'un Trajedisi: Kutupta Yazılan Son Mektuplar
Beş adam dünyanın en ucuna ulaştı ve orada onları bekleyen bir Norveç bayrağı buldu. Ardından gelen zafer değil, buzda yavaşça çözülen ve bir asır boyunca unutulmayacak bir sondu.
Marco Polo: Kubilay Han'ın Sarayında
On beş yaşındaki bir çocuk, tanımadığı babasıyla ilk kez karşılaşır — kısa süre sonra kendini dünyanın en zengin sarayına giden yolda bulur. Yirmi dört yıl sonra döndüğünde, Venedik ona 'Bay Milyonlar' diyecektir.