Seydi Ali Reis: Hint Okyanusu'nda Fırtınaya Karşı

Basra'dan Süveyş'e donanma götürmekle görevlendirilen bir Osmanlı amirali, fil tufanı denen bir fırtınaya yakalanıp Hindistan kıyılarına sürüklendi ve İstanbul'a ancak üç yıl sonra karadan dönebildi.

Keşif yolculukları · 2 dakika ·

Seydi Ali Reis: Hint Okyanusu'nda Fırtınaya Karşı
AnonymousUnknown author. Presumably Emery Walker, after George Philip & Son, after Dr Tomaschek, reconstructed from the figures in the Mohit., Public domain, via Wikimedia Commons

Seydi Ali Reis, 1498'de Galata'da, Sinoplu denizci bir ailenin oğlu olarak doğdu. Dedesi Fatih Sultan Mehmet zamanında tersane kethüdalığı yapmış, babası Hüseyin Ağa ise Darüssınaa Kethüdalığı'nda görev almıştı. Küçük yaşta tersanede çalışmaya başlayan Seydi Ali, aynı zamanda matematik, astronomi ve coğrafya öğrenimi gördü; edebiyat ve dinî bilimlerde de kendini geliştirdi, iyi bir divan şairi oldu.

Tersane kethüdası olduğundan dönemin diğer denizcilerinin aksine merkeze bağlıydı ve bağımsız kumandanlık yapmadı; buna karşın 1522'de Kanuni Sultan Süleyman'ın Rodos Seferi'ne katıldı, ardından Barbaros Hayreddin Paşa, Sinan Paşa ve Turgut Reis'in yanında birçok Akdeniz seferine girdi. 1538'deki Preveze Deniz Muharebesi'nde donanmanın sol kanadına kumanda ederek büyük ün kazandı; 1551'deki Trablus Seferi'nde Sinan Paşa ve Turgut Reis'in emrinde bulundu.

Portekiz donanmasına yenilen Murat Reis'in yerine Kanuni tarafından Hint Kaptanlığı'na atandı ve Basra'daki donanmayı Süveyş'e taşımakla görevlendirildi. Bu atama hayatının dönüm noktası oldu. Elindeki 15 kadırgalık donanmanın bakımını yaptırdı, uygun deniz mevsimini beş ay boyunca bekledi ve 2 Temmuz 1554'te Basra'dan yola çıktı.

Yola çıktıktan sonraki ilk ay boyunca körfezdeki Osmanlı sancaklarına uğradı. 9 Ağustos'ta Horfakan açıklarında 25 parçalık Portekiz Donanması ile Hürmüz Deniz Muharebesi'ne girdi ve galip çıktı. Ama 25 Ağustos'ta Maskat yakınlarında, bu kez takviye almış 34 parçalık aynı düşman donanmasının saldırısına uğradı; Maskat Deniz Muharebesi'nde güney Arap Yarımadası'nın denize dik uzanan sahillerinden yararlanarak Portekiz'in yedi gemisini batırdı, ancak kendisi de beş gemi kaybetti.

Umman açıklarında fil tufanı denilen mevsimlik bir fırtına, dokuz kadırgalık kalan donanmanın kontrolünü elinden aldı. Günlerce çalkalanan gemiler doğuya sürüklenerek on gün sonra Hint kıyılarına ulaştı. Peşinde 87 parçalık bir Portekiz donanması olduğunu öğrenince Surat'a sığındı; Portekizliler kuşatma başlattı ama başarısız olup çekildi.