Falkland Savaşı: Atlantik'in Ucundaki Adalar
Birbirine hiç savaş ilan etmemiş iki ülke, kimsenin pek ziyaret etmediği rüzgârlı bir ada topluluğu için binlerce kilometrelik okyanusu aşan donanmalar gönderdi. Bir işgalle başlayan bu hikâye, bir diktatörlüğü deviren bir teslimiyetle bitti.
Falkland Adaları, on yıllar boyunca Arjantin ile Birleşik Krallık arasındaki egemenlik anlaşmazlığının merkezinde kaldı. 1964'te Birleşmiş Milletler Sömürge Sorunları Komisyonu'nun gündemine giren mesele, Arjantinlilere göre açıktı: Malvinas dedikleri adalar, İspanya'nın halefi olarak kendilerine aitti. Birleşik Krallık ise 1841'den beri adalar üzerinde egemenlik sürdürdüğünü, adada yaşayan ve büyük çoğunluğu Britanya kökenli olan halkın kendi geleceğini belirleme hakkına sahip olduğunu savunuyordu.
Birleşik Krallık'ın Dışişleri Bakanlığı içinde bile adaların Güney Amerika ticaretine bir engel olduğu düşünülüyor, egemenliğin Arjantin'e devredilmesi seçenek olarak değerlendiriliyordu. 1968'de bu planın sızması üzerine, adalılara sempati duyan bir parlamento lobisi devreyi bozdu. Sonraki yıllarda 1971'de imzalanan bir İletişim Anlaşması ile Arjantin'e hava bağlantısı ve daha sonra devlet petrol şirketi YPF'ye tekel hakkı verildi; amaç adalıları ekonomik bağımlılık yoluyla ikna etmekti, ama işe yaramadı.
1977'de Başbakan James Callaghan, Arjantin'in Güney Thule'yi işgal etmesine karşılık, iki firkateyn ve nükleer denizaltı HMS Dreadnought'u gizlice Güney Atlantik'e gönderdi. Aralık ayında müzakereler yeniden başladı ama sonuçsuz kaldı. 1980'de Bakan Nicholas Ridley'nin önerdiği 'geri kiralama' planı, adalıların şiddetli tepkisiyle çöktü; o gece Ridley'nin meslektaşlarına, Britanya bir şey yapmazsa Arjantin'in işgal edeceğini ve buna karşı yapılabilecek çok az şey olduğunu söylediği aktarılır.
Arjantin'de ise 1976'dan beri iktidarda olan askeri cunta, ekonomik durgunluk ve toplumsal huzursuzluk içinde çözülüyordu. Aralık 1981'de General Leopoldo Galtieri, Hava Tuğgenerali Basilio Lami Dozo ve Amiral Jorge Anaya'nın başında olduğu yeni bir cunta iktidara geldi. Egemenlik iddiasına askeri bir çözüm bulmanın en büyük savunucusu olan Anaya, Britanya'nın asla askeri karşılık vermeyeceğine inanıyordu.
2 Nisan 1982'de Arjantin, Falkland Adaları'nı işgal etti; ertesi gün Güney Georgia Adası'nı da ele geçirdi. Birleşik Krallık, 5 Nisan'da bir görev kuvveti göndererek Arjantin Deniz ve Hava Kuvvetlerine karşı harekete geçti ve adaları amfibik bir çıkarmayla geri almayı hedefledi. Savaş, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun güçlü diplomatik desteğiyle sürerken, Arjantin'e ekonomik baskı uygulandı.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.