Teutoburg Ormanı: Roma Lejyonlarının Kâbusu
Roma'nın kendi eğittiği bir adam, onu ormanın içine çekti; üç lejyon bir daha geri dönmedi.
MS 9 yılının Eylül ayında, muhtemelen bugünkü Kalkriese yakınlarında, Roma'nın üç lejyonu birkaç gün içinde tarihten silindi. Komutanları Publius Quinctilius Varus, kendini güvende hissetmek için her türlü sebebe sahipti: genç yaşta quaestor olmuş, bir lejyonun başında bulunmuş, Africa ve stratejik açıdan hayati Syria eyaletlerinde valilik yapmıştı. Şimdi ise Ren sınırındaki Roma kuvvetlerinin başındaydı; Augustus bu bölgeyi tamamen imparatorluğa katmayı hayal ediyordu.
Bu felakete giden yol on yıllar öncesine uzanıyordu. Julius Caesar, Galya Savaşları sırasında Ren'i iki kez geçmiş ama kesin bir sonuç alamamıştı. Augustus, Cumhuriyeti imparatorluğa dönüştürünce Galya'yı eyaletlere böldü ve Ren boyunca birlikler yerleştirdi. Ancak Roma her zaman üstün değildi; MÖ 16'daki Lollius Felaketi, Cermenlerin Roma kuvvetlerini hâlâ zor durumda bırakabildiğini gösterdi.
Augustus buna karşılık lejyonları yeniden düzenledi ve üvey oğlu Drusus'u MÖ 11-9 arasında Cermen kabilelerine karşı sefere gönderdi. Drusus zaferler kazandı ama MÖ 9'da bir binicilik kazasında öldü. Kardeşi Tiberius görevi üstlendi, ardından siyasi nedenlerle sürgüne gitti. Onun ardından gelen Lucius Domitius Ahenobarbus, Elbe Nehri'ni geçen tek Roma komutanı oldu ve yerel isyanları bastırdı. Yüzyılın başında sınır ticareti canlanmış, Roma bölgeyi büyük ölçüde sakinleşmiş sanıyordu.
Bu güven yanıltıcıydı. MS 6'da Roma, Marcomanni kralı Maroboduus'a karşı on üç lejyon ve yaklaşık 100.000 kişilik muazzam bir kuvvet topladı. Ancak bu sefer tamamlanmadan Balkanlar'da çok daha büyük bir kriz patlak verdi: Bato liderliğindeki Büyük İllirya İsyanı, Bellum Batonianum. Tiberius, Maroboduus ile barış yapmak zorunda kaldı ve sekiz lejyonu isyanı bastırmak için Balkanlar'a kaydırdı; bu da Ren sınırını zayıflattı.
Geride Varus'un komutasında sadece üç lejyon kaldı — ve Cermen kabileleri tam olarak bu zayıflığı kullandı. Komplonun merkezinde, Roma vatandaşlığı almış ve Roma askerî eğitimi görmüş bir Cermen şefi olan Arminius vardı. Bu eğitim onun en büyük silahıydı: Roma'nın komuta yapısını ve lojistik zaaflarını yakından tanıyordu ve bu bilgiyi Cermen ittifakını Varus'u tam anlamıyla kandırmak için kullandı.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.