Somme Muharebesi: Bir Günde 60 Bin Kayıp
Somme Muharebesi'nin ilk günü İngiliz askeri tarihinde en kanlı gün oldu. 57 bin civarında asker yaralanmış veya ölmüş, dünya artık aynı olmamıştı.
Somme Muharebesi 1 Temmuz 1916 tarihinde başladı; bu gün, Dünya Savaşı'nın en yıkıcı çatışmalarından birinin başlangıcı oldu. İngiliz İmparatorluğu ve Fransız Cumhuriyeti'nin bir araya gelmesiyle oluşan İttifak Kuvvetleri, Fransa'daki Somme Nehri boyunca Alman İmparatorluğu'na karşı büyük bir saldırı başlattı. Hedef, Alman savunma hattını kırmak ve Verdun'da zaten binlerce hayat kaybına yol açmış olan Fransızlar üzerindeki baskıyı hafifletmekti. Plan çok büyüktü ama gerçeklik çok daha korkunçtu.
Somme saldırısı, Aralık 1915'te yapılan Chantilly Konferansı'ndan beri aylar süren stratejik planlamanın sonucuydu. İttifak güçleri, Merkezi Güçler'e karşı ortak bir girişimde bulunmaya karar vermiş, Somme ise Fransız-İngiliz katkısı olmuştu. Ancak Şubat 1916'da Almanların Verdun'a saldırması, Fransızları birçok tümenini başka yöne kaydırmaya zorlamış, bu da İngilizlerin daha büyük bir rol üstlenmesine yol açmıştı. Bu stratejik değişim, muharebenin sonucunu etkileyen uzun vadeli sonuçlar doğurdu.
Somme muharebesinin ilk günü İngilizler, makineli tüfekler, topçu ateşi ve dikenli tellerden oluşan ölümcül bir kombinasyonla karşı karşıya kaldı. Saldırı şafak vakti başladı; asker dalgaları, tarafsız bölgeyi (no-man's land) geçerek ilerledi. Sonuç yıkıcıydı: 57 bin İngiliz kaybı meydana geldi, bunların yaklaşık 20 bini ölümle sonuçlandı. Bu kayıpların çoğu, Albert-Bapaume yolu ile Gommecourt arasındaki bölgede yaşandı; burası Alman savunma çabasının en güçlü olduğu yerdi. Bu yıkımın boyutu dünya çapında şok etkisi yarattı ve muharebenin ilerleyen günlerine damga vurdu.
Muharebe aynı zamanda tanklar ve hava kuvvetleri gibi yeni teknolojilerin sahneye çıkışına da tanıklık etti. Bu yenilikler hâlâ ilkel sayılırdı ama savaşın seyrinde önemli bir rol oynadılar. Eylül 1916'da sahaya ilk kez tankların sürülmesi bir dönüm noktası oldu, ancak bu araçların güvenilirliği hâlâ tartışmalıydı. Diğer yandan hava kuvvetlerinin önemi de arttı; her iki taraf da keşif ve havadan saldırı için uçakları kullanmaya başladı.
Buna rağmen İttifak güçleri bir miktar ilerleme kaydetti. Muharebenin sonunda İngiliz ve Fransız kuvvetleri, Alman işgali altındaki topraklara yaklaşık 6,2 mil ilerlemişti; bu, 1914'teki Birinci Marne Muharebesi'nden bu yana elde edilen en büyük toprak kazanımıydı. Ancak İngiliz-Fransız kuvvetlerinin operasyonel hedefleri gerçekleşmedi. Almanlar, Péronne ve Bapaume gibi kritik pozisyonları elde tuttu ve İttifak güçleri kesin bir zafer elde edemedi. Muharebe, her iki tarafın da büyük kayıplar verdiği bir çıkmazla sona erdi.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.