Gino Bartali: Bisikletiyle Gizli Belge Taşıyan Şampiyon
İki kez Tour de France şampiyonu olmuş bir adam, Toskana yollarında saatlerce ortadan kayboluyordu. Resmi açıklama antrenmandı; gerçek çok daha tehlikeliydi.
Gino Bartali, 1914'te Floransa yakınlarındaki Ponte a Ema'da, küçük toprak sahibi Torello Bartali'nin dört çocuğundan üçüncüsü olarak dünyaya geldi. İri yapılı, geniş burunlu, boksör yüzlü bir çocuktu; şarap şişesi kılıflarına raffia satarak harçlığını çıkarır, on üç yaşında bir bisiklet dükkânında çalışmaya başlardı. Aynı yaş yarışlara da başladığı yaştı. 1935'te, yirmi bir yaşındayken profesyonel oldu ve bir yıl içinde İtalya şampiyonu unvanını kazandı.
Yükselişi hızlı ve çarpıcıydı. 1935 Giro d'Italia'da bir etap kazandı ve yedi kez alacağı Dağ Kralı unvanının ilkini elde etti. 1936'da, henüz yirmi iki yaşına basmadan Giro'yu kazandı; ancak o sezon kardeşi Giulio'nun haziran ayında bir yarış kazasında ölmesiyle gölgelendi. Bartali bisikletçiliği bırakmayı bile düşündü. Yine de döndü ve 1937'de Giro'yu tekrar kazandı. Kariyeri boyunca Milano-San Remo, Giro di Lombardia ve Züri-Metzgete gibi klasikleri de kazandı.
Yurtdışında birçok kişi onu 'kendi ülkesi dışında yarışamayan bir İtalyan' olarak görüyordu. Bu iddiadan rahatsız olan Bartali, 1937 Tour de France'a katıldı. Yarışın başında sekiz dakikadan fazla geride kaldı, ardından Grenoble'da liderlik forması giydi. Daha sonra Colau nehri üzerindeki ahşap bir köprüde takım arkadaşının kayması sonucu Bartali köprü korkuluğundan nehre düştü. Yaralı ve göğsüne aldığı darbeyle nefes almakta zorlanarak sudan çıkarıldı, yine de bisikletine binip günün etabını liderlik forması giyerek tamamladı; ancak sonunda Marsilya'da yarıştan çekildi — kendi ifadesine göre, Mussolini rejimine muhalefeti nedeniyle İtalyan bisiklet federasyonunun baskısıyla.
1938'de geri döndü ve soğuğa, yağmura, Belçikalıların takım oyununa ve Col de l'Iseran'da yaşadığı lastik patlağına rağmen yarışı kazandı. İtalyanlar onu yeşil-beyaz-kırmızı bayraklarla karşıladı; adına başlatılan bağış kampanyasına Mussolini bile katkıda bulundu. Savaşın yaklaşmasıyla İtalya 1939'da Tour'a takım göndermedi ve Bartali'nin kariyeri sekteye uğradı. 14 Kasım 1940'ta Floransa'da Adriana Bani ile evlendi; düğün töreni Kardinal Dalla Costa tarafından yapıldı ve Papa XII. Pius tarafından kutsandı, Bartali de Papa'ya bir bisiklet hediye etti.
Kişiler kategorisinden
Frida Kahlo: Acıyı Sanata Dönüştürmek
Mexico City sokaklarında bir tramvay kazası, on sekiz yaşındaki bir genç kızın bedenini demir bir çubukla delip geçti — ve o enkazdan yirminci yüzyılın en yürek burkan dürüst sanatçılarından biri doğdu.
Şerife Bacı: Kağnısıyla Destan Yazan Kadın
Kastamonu kışlasına varamadan, dondurucu bir kış gecesinde bir kağnının üzerinde, kundaktaki kızını mermilerin arasına yerleştirip üzerine abanmış halde bulundu. O günden sonra adı bir milletin hafızasına kazındı.
Sezar ve Pompeius: Roma'yı Bölen Dostluk
Düşmanları ona 'genç kasap' derdi, akıl hocası Sulla ise 'Büyük' unvanını verdi — ama inşa etmeye yardım ettiği güç, bir gün onu da yutacaktı.
Hillary ve Tenzing: Zirveye Birlikte
Dünyanın en yüksek noktası, on yıllardır kendisine yaklaşan herkesi geri çevirmiş, kimini de sonsuza dek yutmuştu. 1953 baharında bir ekip, gökyüzünün artık yükselmediği o noktaya nihayet ulaştı.
Picasso ve Matisse: Dostluk Kadar Rekabet
Yirminci yüzyılın iki devi olarak anılmadan çok önce, ikisi de Paris'te aynı küçük galerinin duvarlarında yan yana asılı iki isimden ibaretti — biri zaten çılgın renkleriyle tanınıyor, diğeri henüz hiç tanınmıyordu.
Borg ve McEnroe: Buz ile Ateş
Biri kortta hiç sesini yükseltmedi, diğeri hiç susmadı. Aralarında tenis tarihinin en unutulmaz iki maçı doğdu.