31 Ekim 1517: Wittenberg Kapısına Çakılan Tezler
Bir çekiç darbesi, bir çivi ve seksen sayfalık bir belge, koca bir kıtayı kendi içinde bir çatışmaya sürükledi. O gün Wittenberg'de kimse, tahtaya çakılan bir sesin neye dönüşeceğini kestiremezdi.
1517 yılının son Ekim gününde Martin Luther, aylardır kendi cemaatinden duyduklarıyla huzursuzdu. Wittenberg Üniversitesi'nde din ahlakı öğretim görevlisi ve şehrin vaizi olan Luther, komşu kasabalara giden cemaatinin, gezgin vaiz Johann Tetzel'den satın aldıkları Endüljans belgeleriyle döndüğünü ve artık günahlarının affı için tövbe etmelerine gerek kalmadığına inandıklarını görüyordu.
Tetzel'in sattığı endüljanslar olağanüstü genişlikteydi. Papa X. Leo tarafından 1515'te, Roma'daki Aziz Petrus Bazilikası'nın inşasına kaynak sağlamak amacıyla onaylanan bu belgeler, zina ve hırsızlık dahil neredeyse her günahı silebileceğini vaat ediyordu ve olağandışı bir hevesle pazarlanıyordu. Satışı Wittenberg ve diğer Saksonya kasabalarında yasak olduğundan, Luther'in cemaati bu belgeleri almak için başka şehirlere gitmek, sonra da hem kendi ruhlarının hem de Araf'taki sevdiklerinin ruhlarının anında rahatladığına inanarak eve dönmek zorunda kalıyordu.
Luther bu uygulamaya karşı 1514 gibi erken bir tarihte vaaz vermişti, ama 1517'ye gelindiğinde kaygısı daha somut bir biçim aldı. Endüljans teolojisini dikkatle inceledi, uzmanlarla görüştü ve akademik bir münazara için tasarlanmış, doksan beş maddelik bir metin kaleme aldı; bu, mutlaka kişisel bir bildiri değil, endüljansların teorisine, uygulamasına, gerçek tövbeyle ve papalık yetkisiyle ilişkisine doğrudan bir meydan okumaydı.
31 Ekim 1517'de, geleneğe göre Luther bu belgeyi Wittenberg'deki Tüm Azizler Kilisesi'nin (Kale Kilisesi, Schlosskirche) kapısına götürdü ve herkesin görebileceği şekilde astı. Dönemin kilise kapıları, üniversite çevresi için gayri resmi ilan panoları işlevi görüyor, tartışmaya açılacak konuların asıldığı yerler oluyordu. Bu hareketle Doksan Beş Tez, özel bir çalışmadan kamusal bir tartışmaya dönüştü.
Tezler, tövbenin mantığı ve bedeli üzerinden ilerliyordu. İlk madde, Matta İncili'ndeki İsa'nın 'tövbe edin' çağrısına gönderme yaparak, gerçek tövbenin satın alınan bir belgeyle değil, Hristiyan'ın kendi içinde yaşadığı ömür boyu süren bir mücadeleyle mümkün olduğunu savunuyordu. 20, 21 ve 22. maddeler ise böylesine genel bir bağışlamayı yalnızca Tanrı'nın verebileceğini ileri sürerek Kilise'yi ve Papa'yı yetkisini aşmakla suçluyordu.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.