Sovyetler Birliği'nin Çöküşü: Kızıl Bayrağın İnişi
Yirminci yüzyılın son günlerinde dünya, bir süper gücün çöküşünü hayretle izledi. Bir zamanlar durdurulamaz görünen Sovyetler Birliği birkaç ay içinde dağıldı; geride hem zafer hem trajedi barındıran bir miras bıraktı.
Sovyetler Birliği'nin dağılması, yavaş ama kaçınılmaz bir çözülmenin sonucuydu. Ülke yıllardır ekonomik durgunlukla, sürdürülemez bir silahlanma yarışıyla ve içerideki etnik gerilimlerle boğuşuyordu. 1980'lerin sonuna gelindiğinde bu sorunlar artık taşınamaz hâle gelmişti. Reformcu lider Mihail Gorbaçov, sistemi glasnost ve perestroyka ile modernleştirmeye çalıştı; ancak çabaları çöküşü yalnızca hızlandırdı. Devleti canlandırmak için tasarlanan reformlar, milliyetçi hareketlerin ve siyasi muhalefetin önündeki bentleri yıktı.
Gorbaçov'un Mart 1985'te genel sekreter seçilmesi yeni bir dönemin başlangıcıydı. Elli dört yaşındaki Gorbaçov, Politbüro'nun en genç üyesiydi ve Sovyet liderliğine taze bir bakış getiriyordu. Amacı durgunlaşan ekonomiyi canlandırmaktı; ancak bunun için siyasi reformun şart olduğunu çabuk kavradı. Liderlik kadrosunu yeniden şekillendirmeye girişti: Yegor Ligaçov ile Nikolay Rıjkov'u Politbüro'ya aldı, Boris Yeltsin'i ise yükselterek kısa sürede Moskova parti örgütünün başına getirdi. Bu hamleler daha açık bir toplumun zeminini hazırlarken, iç çatışmanın da fitilini ateşledi.
Reformların getirdiği ifade özgürlüğü, milliyetçi hareketlerin serpilmesine olanak tanıdı. Uzun süredir bastırılan etnik gruplar kimliklerini yeniden dile getirmeye başladı. Kasım 1988'de devlet egemenliğini ilan eden ilk cumhuriyet olan Estonya'da kendi kaderini belirleme talebi giderek güçlendi. Bu arada Sovyetler'in en tanınmış muhalifi Andrey Saharov'un, Aralık 1986'da bizzat Gorbaçov'un telefonuyla iç sürgünden Moskova'ya dönmesi, siyasi iklimdeki dönüşümün simgesi oldu: Rejim artık muhalefete karşı daha hoşgörülüydü.
Gorbaçov'un demokratikleşme hamlesi önemli değişimler getirdi. Komünist Parti 1989'da, yeni bir yasama organı olan Halk Temsilcileri Kongresi için sınırlı da olsa çok adaylı seçimleri kabul etti; yine de baskın siyasi güç olmayı sürdürdü. Reformların yavaşlığını eleştirdiği için Moskova'daki görevinden alınan Boris Yeltsin, düzen karşıtı bir figür olarak hızla popülerlik kazandı. 'Gizli konuşmasının' haberi elden ele yayıldı ve Gorbaçov'la arasındaki sert rekabetin başlangıcı oldu. Bu çekişme, Sovyetler Birliği'nin son günlerinde belirleyici bir rol oynayacaktı.
Baltık cumhuriyetlerindeki protestolar, büyüyen huzursuzluğun en görünür işaretlerindendi. Aralık 1986'da Riga'da 300 Letonyalı genç, 'Sovyet Rusya dışarı! Özgür Letonya!' sloganlarıyla sokaklara döküldü ve güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldi. Kazakistan'da ise Gorbaçov'un Dinmuhamed Kunayev'i görevden almasının ardından Jeltoksan olayları patlak verdi. Bu gelişmeler, merkezî hükûmet ile cumhuriyetler arasındaki uçurumun giderek derinleştiğini gösteriyordu.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.