Maurice Hilleman: 40 Aşının Babası

Doğduğu gün ikiz kardeşini, iki gün sonra annesini kaybeden bir çiftlik çocuğu, büyüyünce tarihin en çok hayat kurtaran bilim insanlarından biri olacaktı.

Bilinmeyen kahramanlar · 3 dakika ·

Maurice Hilleman: 40 Aşının Babası
Walter Reed Army Medical Center, Public domain, via Wikimedia Commons

Maurice Hilleman, Ağustos 1919'da Montana'nın Miles City kasabası yakınlarındaki bir çiftlikte dünyaya geldiğinde, ikiz kız kardeşi aynı gün öldü. İki gün sonra annesi de hayatını kaybetti. Ailenin sekizinci çocuğu olan Hilleman, amcası Bob Hilleman'ın evinde büyüdü ve gençliğinde çiftlik işlerinde çalıştı. İşte orada, tavuklarla haşır neşir olurken, hayatının işini şekillendirecek beceriyi fark etmeden edindi: 1930'lardan beri verimli tavuk yumurtaları, aşılar için virüs üretmekte kullanılıyordu.

Çocukluğunda bile meraklı bir zihne sahipti. Sekizinci sınıfta Charles Darwin'i keşfetti ve kilisede Türlerin Kökeni'ni okurken yakalandı — sonradan dini reddedeceğinin habercisiydi bu. Para yokluğu üniversiteye gitmesini neredeyse engelledi, ama en büyük erkek kardeşi araya girdi ve aile yardımı ile burslarla 1941'de Montana Eyalet Üniversitesi'nden sınıf birincisi olarak mezun oldu. Chicago Üniversitesi'nden aldığı bursla 1944'te doktorasını tamamladı; tezinde, o zamana kadar viral sanılan klamidya enfeksiyonlarının gerçekte Chlamydia trachomatis adlı bir bakteriden kaynaklandığını gösterdi.

Kariyerine E.R. Squibb & Sons'ta başladı ve İkinci Dünya Savaşı'nda Pasifik'teki Amerikan birliklerini tehdit eden Japon B ensefalitine karşı bir aşı geliştirdi. 1948-1957 arasında Ordu Tıp Merkezi'nde Solunum Hastalıkları Bölümü şefliği yaparken, influenza virüsünün mutasyona uğradığında geçirdiği genetik değişiklikleri — antijenik sapma ve kayma — keşfetti ve gribin bu değişken doğasının her yıl yeni bir aşı gerektireceğini öngördü.

1957'de Merck & Co.'ya katılan Hilleman, kariyerinin kalanını burada, kendisine atfedilen kırka yakın aşının çoğunu geliştirerek geçirdi. Aynı yıl, Hong Kong'da patlak veren bir grip salgınının felakete dönüşebileceğini sezdi. Dokuz gün boyunca günde 14 saat çalışan Hilleman ve bir meslektaşı, bunun milyonları öldürebilecek yeni bir suş olduğunu doğruladı. Kırk milyon doz aşı hızla üretildi. 69.000 Amerikalı yine de öldü, ama bu uyarı olmasaydı bilanço çok daha ağır olabilirdi. Ordu, kendisine Üstün Hizmet Madalyası verdi. On yıl sonra, 1968 Hong Kong grip salgınında ekibi yine hızlı hareket etti ve dört ayda dokuz milyon doz aşı üretti.

Hilleman, aşılara bulaşabilecek simian virüsleri konusunda ilk uyaranlardan biriydi; en bilineni, 1955-1963 arasında üretilen bazı çocuk felci aşılarına — hem Salk'ın inaktif aşısına hem de Sabin'in o dönemde yeni olan oral canlı aşısına — bulaşan SV40'tı. Bulaşma her iki aşıda da çok düşük seviyelerde gerçekleşti; ancak Sabin'in aşısı enjekte edilmek yerine ağızdan alındığı için bilinen bir zarara yol açmadı.