15 Mart MÖ 44: Roma Senatosu'nda Kanlı Gün
Bir ay önce reddedilen bir taç meseleyi çözmemişti. Bu sabah, bir grup senatör soruyu hançerle çözecekti.
MÖ 44 yılının 15 Mart günü, Roma Senatosu tarafından ömür boyu diktatör ilan edilen Jül Sezar, gücünü doruğa taşımıştı. Daha Şubat ayında, Lupercalia şenliğinde Marcus Antonius, halkın önünde Sezar'a iki kez kraliyet tacı sunmuş, Sezar ise ikisini de reddederek tacın Jupiter Tapınağı'na konulmasını emretmişti. Bu jest, Sezar'ın gerçekte krallık peşinde olduğundan korkanların endişesini dindirmemişti.// O gün Senato, olağan toplantı yerinde değil, Sezar'ın eski rakibinin inşa ettirdiği büyük kamusal yapılardan biri olan Pompeius Tiyatrosu'nda toplanıyordu.
Sezar, konsül sıfatıyla, ortak konsülü Antonius'la birlikte tiyatroya geldi; her zamanki gibi senatörlük işlerine katılmak üzere.
Senatörler arasında, Sezar'ın elindeki gücün bu şekilde toplanmasının durdurulması gerektiğine inanan bir grup bekliyordu. Keskin ve kararlı bir figür olan Gaius Cassius Longinus bu grubun içindeydi. Roma'nın eski tiranlık karşıtı efsanelerinin ağırlığını taşıyan isim, Marcus Junius Brutus da suikastçılar arasındaydı. Sezar'ın güvendiği, Massilia'da donanma komutanı olarak ona hizmet etmiş Decimus Brutus da onlarla birlikteydi. Bu isimlerin sayısı ve Sezar'a yakınlıkları tam da meselenin özüydü: bunlar bir kaleye saldıran yabancılar değil, Sezar'ın aralarında serbestçe dolaştığı meslektaşlarıydı.
O gün tiyatroda yaşanan, tam da bu suikastin kendisiydi; senatörler grubu, devlet işleri için ayrılmış salonun içinde Sezar'ın üzerine yürüdü. Rubicon'u geçmiş, kendisine sunulan tacı reddetmiş, sadece haftalar önce ömür boyu yönetici ilan edilmiş olan diktatör, aynı Senato'da yanı başında oturmuş adamlar tarafından yere serildi.
Sezar, adı sonsuza dek kötü şöhretle anılacak bu günde, Pompeius Tiyatrosu'nda can verdi: 15 Mart, İdus'lar günü. MÖ 100 doğumlu olan Sezar, elli beş yaşındaydı ve ölümü bir savaş meydanında değil, Roma'nın kendi siyasi sınıfının içinde, tam da içini boşalttığı iddia edilen kurumun bağrında gerçekleşti.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.