25 Aralık 1991: Kremlin'de İnen Bayrak
Bir Aralık akşamı, kırmızı tuğlalı bir kalenin üzerinden bir bayrak indi ve on bir zaman dilimine yayılan bir ülke sessizce tarihe karıştı.
25 Aralık 1991 sabahında artık sonuç belliydi, sadece saati belirsizdi. Altı yıl önce Politbüro'nun en genç üyesi olarak Kremlin'e girip durgunlaşan bir imparatorluğu kurtarmaya girişen Mihail Gorbaçov, şimdi Sovyetler Birliği'nin son devlet başkanı olarak, elinde yönetecek neredeyse hiçbir şey kalmadan makamında oturuyordu. On bir gün önce Kazakistan bağımsızlığını ilan eden son cumhuriyet olmuştu; ondan önce de sekiz cumhuriyet, Rusya, Belarus ve Ukrayna'nın birliği feshetme kararına katılmıştı. Geriye tek bir formalite kalmıştı: bir adamın elindeki son iktidarı teslim etmesi.
Bu iktidar sembolik değildi. Gorbaçov istifasıyla birlikte nükleer fırlatma kodlarını Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin'e devretti; aylardır rakip olan iki adam arasında sessizce gerçekleşen bu teslimle Sovyet cephaneliğinin denetimi el değiştirdi. Ortada büyük bir tören, alkışlayan kalabalıklar yoktu — sadece görevden ayrılan bir liderin, dünyanın en önemli yetkisini ülkesinin kalıntılarını devralacak adama teslim etmesi vardı.
Gorbaçov'un istifa açıklaması o gün geldi ve bu, sistemi yıkmak değil onu reforme etmek çabasının sonu oldu. 1985'te, glasnost ve perestroyka'nın çöküntüdeki ekonomiyi, onu barındıran devleti yıkmadan canlandırabileceğini umarak başlamıştı. Ama tam da bu politikalar, Estonya'dan Litvanya'ya milliyetçi hareketlere, Komünist Parti'ye açık eleştirilere ve nihayetinde onun rotasını tersine çevirmeye çalışıp başarısız olan Ağustos darbesine alan açtı. Aralık ayına gelindiğinde reform, reformcuyu geride bırakmıştı.
Moskova'da öğleden akşama geçilirken tüm dikkatler Kremlin'in çatısına döndü. Karanlık çökerken, 1922'de birliğin kuruluşundan beri orada dalgalanan orak-çekiçli Sovyet bayrağı son kez indirildi. Yerine, on beş cumhuriyetin en büyüğü ve en kalabalığı olan, Sovyetler Birliği'nin resmi ardılı sayılacak cumhuriyetin bayrağı, Rusya'nın üç renkli bayrağı çekildi.
O anı işaretleyen kapıları zorlayan bir kalabalık, bir şiddet patlaması yoktu. Geçiş, ofislerin içinde ve bir çatının üzerinde, görece az kişinin şahitliğinde gerçekleşti; oysa Doğu Avrupa'dan Pasifik'e uzanan ve yirminci yüzyıl siyasetini şekillendiren bir varlığı sona erdiriyordu. O devletin makinesi — federal hükümeti, başkanlığı, Gorbaçov'un yetkisinin kendisi — artık işleyecek bir yer bulamadı.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.