Waterloo: Napolyon'un Son Oyunu
18 Haziran 1815'te Napolyon I'in kaderi bir ipin ucundaydı. Tek bir gün, Avrupa'nın geleceğini belirleyecek; bu an, koca bir imparatorluğun çöküşü olarak tarihe geçecekti.
Napolyon'un 1815 Mart'ında yeniden iktidara dönmesi, savaşın fitilini ateşledi. İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya'nın oluşturduğu Yedinci Koalisyon, onun hırslarını kırmak için harekete geçti. Askeri dehasına güvenen Fransız imparatoru, koalisyon tam anlamıyla bir araya gelmeden önce onları alt edebileceğine inanıyordu. Planı cesurdu: önce Prusya ordusuna saldıracak, ardından Wellington'ın komuta ettiği, Birleşik Krallık, Hollanda, Hannover, Braunschweig ve Nassau birliklerinden oluşan İngiliz öncülüğündeki müttefik kuvvete yönelecekti.
16 Haziran'daki Ligny Muharebesi kritik bir sınavdı. Napolyon'un ana kuvveti Prusya ordusunu dağıttı, ancak küçük bir Fransız birliği Quatre Bras Muharebesi'ne çekildi. Burada müttefik kuvvetler mevzilerini korudu ve Prusyalıların desteklenmesini engelledi. İngiliz komutan Arthur Wellesley, Wellington Dükü, savaşın gidişatını belirleyecek anlık bir karar vermek zorunda kaldı.
Fransızlar Waterloo'ya doğru ilerlerken, arazi bir strateji ve dayanıklılık savaş alanına dönüştü. Tehdidi fark eden Wellington, ordusunu doğal bir savunma konumu olan Mont-Saint-Jean sırtına yerleştirdi. Müttefik kuvvetler, bu çarpışmanın Avrupa'nın kaderini belirleyeceğini bilerek hazırlandı. Napolyon ise son ihtiyat kuvvetleriyle müttefik hattını yarmayı umuyordu.
Savaş, bir dizi acımasız saldırıyla ilerledi. Fransız birlikleri müttefik hatlara tekrar tekrar saldırdı. Ancak müttefik kuvvetler, disiplinleri ve koordinasyonları sayesinde dayanıklı kaldı. Öğleden sonranın geç saatlerinde savaş alanına ulaşan Prusyalılar, Fransızların yan tarafına vurarak savaşın gidişatını değiştirdi. Yorgun düşen ve manevra üstünlüğünü kaybeden Fransızlar geri çekilmeye başladı.
Napolyon'un son direnişi akşam saatlerinde geldi; ordusunun seçkin gücü olan İmparatorluk Muhafız Birliği, müttefik hatta saldırıya geçti. Saldırı şiddetliydi, ama Prusyalıların Fransız sağ cephesini yarması akıbeti belirledi. Prusyalılarla güçlenen müttefik kuvvetler son saldırıyı geri püskürttü. Bir zamanlar durdurulamaz görünen Fransız ordusu artık bozguna uğramıştı.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.