İskenderiye Kütüphanesi Bir Gecede mi Yandı?
Herkes İskenderiye Kütüphanesi'nin yandığını bilir. Ama ne zaman, nasıl, hatta gerçekten sona erip ermediği konusunda kimse hemfikir değil.
MÖ 332'de Büyük İskender, Mısır kıyısında bir şehir kurdu; ama yönetimini hiç göremedi. Ölümünün ardından komutanı Ptolemaios I. Soter Mısır'ı ele geçirdi, firavun unvanını aldı, hatta halkın gözünde meşruiyet kazanmak için öz kız kardeşiyle evlendi. Ama en kalıcı mirası siyasi değil, bilimseldi. Sürgündeki Atinalı devlet adamı Faleronlu Demetrios'un teşvikiyle evrensel bir kütüphane hayali kurdu; kütüphaneyi muhtemelen inşa eden ise oğlu II. Ptolemaios oldu.
Kütüphane tek başına bir bina değil, Müzler'e adanmış araştırma kurumu Müzeion'un en değerli parçasıydı. Çevresinde gerçek bir bilim yerleşkesi yükseldi: bilinen tüm ülkelerden hayvan ve bitki örnekleri barındıran bir bahçe, bir rasathane, insan vücudunun otopsi yoluyla incelendiği bir anatomi salonu. Fizik, kimya, tıp, astronomi, matematik, felsefe, edebiyat ve fizyoloji için ayrı evler yapılmıştı.
Ptolemaioslar kitaplara adeta fatih gibi saldırdı. İskenderiye'ye giren her gemi aranır, bulunan her kitap alınıp kopyalanır, sahibine yalnızca kopyası verilirdi; asıl nüsha kütüphanede kalırdı. Yurt dışına gönderilen memurlar özellikle kitap satın almakla görevlendirilmişti. Koleksiyonun büyüklüğü kaynaklara göre değişir; kimi tahminler kütüphanenin en parlak döneminde 40.000 ile 700.000 parşömen arasında verir, kimi kaynaklar ise 900.000 el yazmasından söz eder — hangisi doğru olursa olsun, antik dünyanın en büyük kütüphanesiydi.
Burada çalışan bilginler olağanüstüydü. Efesli Zenodotos, Homeros metinlerini standartlaştırmaya çalıştı. Kallimakhos, belki de tarihin ilk kütüphane kataloğu sayılan Pinakes'i derledi. Eratosthenes, yalnızca geometri ve gölgelerle Dünya'nın çevresini birkaç yüz kilometre hata payıyla hesapladı. İskenderiyeli Heron, kayıtlara geçen ilk buhar makinesini icat etti. Öklides, Arkhimedes, Herofilos ve gökbilimci Batlamyus da bu salonlardan geçti. III. Ptolemaios döneminde, Serapis tanrısına adanmış Serapeum tapınağında ikinci, yavru bir kütüphane kuruldu.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.