18 Haziran 1815: Waterloo'da Yağmurlu Bir Sabah
Gece boyu yağan yağmur toprağı çamura çevirmişti; bir imparatorun beklemeyi seçtiği bu birkaç saat, günün sonunda bir imparatorluğun kaderini belirleyecekti.
18 Haziran 1815 Pazar günü, Brüksel'in güneyindeki Waterloo kasabası yakınlarında top sesleriyle değil, yağmurla başladı. Gece boyu süren sağanak, kırsal araziyi bataklığa çevirmişti. Napolyon, topçu ve süvari birliklerinin manevra yapabilmesi için toprağın kurumasını bekleyerek saldırıyı erteledi. Çamurdan doğan bu tek karar, muharebeyi planladığından çok daha geç bir saate itecekti.
Vadinin karşı yakasında Dük Wellington, İngiltere, Hollanda, Hannover, Braunschweig ve Nassau birliklerinden oluşan müttefik ordusunu Mont-Saint-Jean sırtlarına, Brüksel yolunu ortalayacak şekilde yerleştirmişti. Wellington bir gün önce buraya çekilmiş, Ligny'de Napolyon'un saldırısına uğrayan Mareşal Blücher komutasındaki Prusya ordusuyla paralel hareket etmişti. Wellington'ın burada durup savaşma kararı, yıpranmış da olsa Prusyalıların kendisine yetişebileceği bilgisine dayanıyordu.
Öğleye doğru zemin yeterince kurudu. Fransızlar'ın Mont-Saint-Jean, Prusyalılar'ın ise yol kenarındaki bir hana atfen La Belle Alliance adını verdiği muharebe, Napolyon'un Wellington'ın yedeklerini çekmeyi ve Prusya desteği gelmeden hattı kırmayı amaçlayan saldırısıyla başladı. Fransız gücünün üçte biri geri çekilen Prusyalıları kovalamaya gönderilmişti; ancak bu kuvvet Wavre'de ayrı bir çatışmaya takılıp kaldı ve o gün asıl muharebe alanına hiç ulaşamadı.
Öğleden sonra boyunca Fransız piyade ve süvari dalgaları sırt üzerindeki müttefik hattına art arda saldırdı. Wellington'ın adamları, çiftlik evleri ve çukur yolların çevresinde saatlerce süren ağır kayıplar pahasına mevzilerini korudu.
Gün ilerledikçe ufukta ilk Prusya kolları belirmeye başladı, Fransız sağ kanadına doğru ilerliyorlardı. Napolyon, ayırdığı kuvvetin onları oyalayacağını ummuştu; oysa yaklaşık 50 bin Prusya askeri kademeli olarak sahaya girip Fransız kanadına saldırdı, Napolyon'u Wellington'ın merkezine karşı çok ihtiyaç duyduğu adamları başka yöne kaydırmak zorunda bıraktı.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.