Wesley Autrey: Metro Raylarındaki Kahraman
Tren geliyordu, raylarda nöbet geçiren bir yabancı yatıyordu ve yanında iki küçük kızıyla bekleyen bir baba, ne tür bir insan olduğuna saniyeler içinde karar vermek zorundaydı.
2 Ocak 2007'de saat 12.45'te Wesley Autrey, Manhattan'daki 137. Cadde-City College istasyonunda iki küçük kızıyla birlikte tren beklerken, yakınlarda genç bir film öğrencisi olan Cameron Hollopeter nöbet geçirmeye başladı. Autrey ve yanındaki iki kadın hemen fark etti. Autrey bir yoldan geçenden kalem ödünç alıp Hollopeter'ın çenesini açık tutmak için kullandı; bu küçük ilk yardım hareketi, az sonra yaşanacaklarla kıyaslanınca gölgede kalacaktı.
Nöbet geçtikten sonra Hollopeter sendeleyerek platform kenarına yürüdü ve raylara düştü. Autrey başını kaldırdığında yaklaşan 1 numaralı trenin farlarını gördü. Düşünecek zaman yoktu. Kadınlardan biri Autrey'nin kızlarını kavrayıp platform kenarından çekti, Autrey ise Hollopeter'ın ardından raylara atladı.
Genç adamı sürükleyerek kurtarmayı umuyordu ama trenin ışıkları yaklaşırken yeterli zaman olmadığını fark etti. Bunun üzerine başka bir hesap yaptı: Hollopeter'ı raylar arasındaki dar bir drenaj oluğuna bastırdı ve kendi bedenini onun üzerine attı, ikisini de düz tuttu. Trenin makinisti frene bastı ama vagonların momentumu onları durduramadı. Vagonların tamamına yakını doğrudan üzerlerinden geçti; öyle yakındı ki trenin altından sızan gres yağı Autrey'nin şapkasına yapıştı.
Daha sonra Autrey yaptığını küçümsedi. The New York Times'a 'Muhteşem bir şey yaptığımı düşünmüyorum,' dedi. 'Sadece yardıma ihtiyacı olan birini gördüm. Doğru olduğunu düşündüğüm şeyi yaptım.' İnşaat işçiliği geçmişinin — LIUNA sendikası Local 79 üyesiydi ve dar alanlarda çalışmaya alışkındı — trenin altında bedeni için yeterli boşluk olduğuna dair doğru kararı vermesine yardımcı olduğunu söyledi.
Hollopeter'ın ailesi minnettarlığını dile getirdi. Babası Larry, Autrey'nin 'içgüdüsel ve özverili hareketinin oğlunun hayatını kurtardığını' söyledi ve ailesinin hislerini kelimelerle ifade etmenin mümkün olmadığını ekledi. Bir gün içinde yabancılar Autrey'i hediyelere boğdu. Hollopeter'ın okuduğu New York Film Academy'nin başkanı Jerry Sherlock, Autrey'e 5.000 dolar nakit ve kızları için 5.000 dolar burs verdi. Donald Trump 10.000 dolar bağışladı ve Time dergisi Autrey'i 2007'nin en etkili 100 kişisinden biri seçtiğinde ona bir yazı yazdı.
Kişiler kategorisinden
Frida Kahlo: Acıyı Sanata Dönüştürmek
Mexico City sokaklarında bir tramvay kazası, on sekiz yaşındaki bir genç kızın bedenini demir bir çubukla delip geçti — ve o enkazdan yirminci yüzyılın en yürek burkan dürüst sanatçılarından biri doğdu.
Şerife Bacı: Kağnısıyla Destan Yazan Kadın
Kastamonu kışlasına varamadan, dondurucu bir kış gecesinde bir kağnının üzerinde, kundaktaki kızını mermilerin arasına yerleştirip üzerine abanmış halde bulundu. O günden sonra adı bir milletin hafızasına kazındı.
Sezar ve Pompeius: Roma'yı Bölen Dostluk
Düşmanları ona 'genç kasap' derdi, akıl hocası Sulla ise 'Büyük' unvanını verdi — ama inşa etmeye yardım ettiği güç, bir gün onu da yutacaktı.
Hillary ve Tenzing: Zirveye Birlikte
Dünyanın en yüksek noktası, on yıllardır kendisine yaklaşan herkesi geri çevirmiş, kimini de sonsuza dek yutmuştu. 1953 baharında bir ekip, gökyüzünün artık yükselmediği o noktaya nihayet ulaştı.
Picasso ve Matisse: Dostluk Kadar Rekabet
Yirminci yüzyılın iki devi olarak anılmadan çok önce, ikisi de Paris'te aynı küçük galerinin duvarlarında yan yana asılı iki isimden ibaretti — biri zaten çılgın renkleriyle tanınıyor, diğeri henüz hiç tanınmıyordu.
Borg ve McEnroe: Buz ile Ateş
Biri kortta hiç sesini yükseltmedi, diğeri hiç susmadı. Aralarında tenis tarihinin en unutulmaz iki maçı doğdu.