Hugh Thompson: My Lai'de Vicdanın Sesi

1968'in Mart sabahında, küçük bir keşif helikopterinin penceresinden aşağıya bakan genç bir pilot, hiçbir askerin görmek istemeyeceği bir manzarayla karşılaştı: kendi ülkesinin askerleri, silahsız sivilleri katlediyordu. O gün verdiği karar, hayatının sonuna kadar hem lanetlenmesine hem de tarihe geçmesine neden oldu.

Bilinmeyen kahramanlar · 2 dakika ·

Hugh Thompson: My Lai'de Vicdanın Sesi
Public domain, via Wikimedia Commons

Hugh Clowers Thompson Jr., 15 Nisan 1943'te Atlanta, Georgia'da dünyaya geldi. Babası II. Dünya Savaşı'nda donanmada elektrik teknisyeni olarak görev yapmıştı; ailesi ırkçılığa karşı duran, dar gelirli ama ilkeli bir ailedeydi. Genç Thompson, tarlalarda çalışarak aileye katkı sağladı, ardından bir cenaze levazımatçısında çalıştı. 5 Haziran 1961'de Stone Mountain Lisesi'nden mezun olduktan sonra donanmaya katıldı, 1963'te Palma Baughman ile evlendi ve sakin bir aile hayatı kurdu.

Vietnam Savaşı büyüyünce görev çağrısını hissetti ve 1966'da orduya katıldı. Fort Wolters, Texas'ta ve Fort Rucker, Alabama'da hava subaylığı eğitimini tamamladı. 1967 Aralık'ında, 25 yaşındayken Vietnam'a gönderildi ve 23. Piyade Tümeni'ne bağlı 123. Hava Taburu'nda küçük bir Hiller OH-23 Raven keşif helikopterinin pilotu oldu.

16 Mart 1968'de Thompson, mürettebatı topçu Lawrence Colburn ve mürettebat şefi Glenn Andreotta ile birlikte, Quảng Ngãi eyaletindeki Sơn Mỹ köyünde bir arama-imha operasyonuna destek vermek üzere görevlendirildi. İstihbarat bölgede Viet Kong bulunduğunu iddia ediyordu, ama havadan yapılan keşifler hiçbir ateşle karşılaşmamıştı; köy büyük ölçüde silahsız pirinç çiftçilerinden oluşuyordu.

Thompson'ın yukarıdan gördüğü manzara akıl alır gibi değildi: Yüzbaşı Ernest Medina ve Teğmen William Calley komutasındaki Bölük C askerleri köyde sivilleri öldürüyor, kadınlara tecavüz ediyor, evleri ateşe veriyordu. Thompson helikopterini defalarca indirdi, kendini ve ekibini Amerikan askerleri ile kaçmaya çalışan köylüler arasına koydu. Katliam sürerse kendi askerlerine ateş açmakla tehdit etti, sivilleri güvenli bölgelere taşıdı ve havadan tahliyelerini sağladı.