Gemiler Karadan Nasıl Yürüdü? Kaynakların Anlattıkları
Herkesin bildiği o sahne: Osmanlı gemileri, Haliç'i tıkayan zinciri aşamayınca Galata tepelerinden kızaklarla karadan yürütülür. Ama elimizdeki kaynaklara bakıldığında bu sahnenin izine rastlamak hiç de kolay değil.
Yaygın inanışa göre II. Mehmed, Haliç'i kapatan zincir yüzünden çıkmaza girmiş ve donanmasını Galata tepelerinden tahta kızaklar üzerinde karadan yürüterek Bizans hatlarının arkasına indirmiştir. Bu, İstanbul'un fethiyle ilgili en çok tekrarlanan 'gerçeklerden' biridir. Ne var ki kuşatmanın hazırlıklarını ve seyrini ayrıntılı biçimde anlatan kaynaklarda bu harekâttan hiç bahsedilmemektedir.
Kaynakların üzerinde durduğu şey ise zincirin kendisidir — ve bu, başlı başına anlatılmaya değer bir hikâyedir. Bizanslılar, 1204'teki Dördüncü Haçlı Seferi'nde liman savunmalarının nasıl etkisiz kılındığını hatırlıyordu; zincirin bağlı olduğu Galata'daki kule o dönemde Haçlılar tarafından ele geçirilmişti. Bu tecrübeden ders çıkararak kuleyi güçlendirmiş ve etrafını surlarla çevirmişlerdi. 1453 kuşatması için donanmalarını takviye ettiler; Şubat 1453'te limandaki gemilerin şehirde kalıp savunmaya katılması istendi, ama birçoğu kaçtı.
2 Nisan 1453'te Bartalomeo Soligo tarafından yaptırılan zincir, Kastellion ve Eugenios kuleleri arasına gerilerek Haliç'i kapattı. Bu sıradan bir jest değildi: zincir, kalınlıkları 1,9 ile 6,2 santimetre arasında değişen dövme demir baklalardan oluşuyordu, tam da böylesi bir deniz saldırısına karşı tasarlanmıştı. Zincirin ardında Bizans donanması nöbet tutuyordu; savunmada suda sönmeyen ve hem karada hem denizde kullanılabilen grejuva da mevcuttu.
Kuşatmanın kendisi, kaynaklarda kesin çizgilerle anlatılır: 6 Nisan'da başlayıp 29 Mayıs 1453'e kadar, tam elli üç gün sürdü. II. Mehmed'in ordusu, o zamana kadar görülmemiş büyüklükte toplarla surları dövdü ve sekiz asır boyunca dünyanın en gelişmiş savunma sistemlerinden biri sayılan bu surları sonunda kırdı. Şehir, 29 Mayıs sabahı düştü.
Peki gemilerin karadan yürütülmesi efsanesi bu belgelenmiş sürecin neresinde? Elimizdeki kaynaklara göre, hiçbir yerinde — en azından açıkça değil. Kaynaklar; zincirdeki deniz çekişmesini, kulelerin güçlendirilmesini, limandan kaçan gemileri ve II. Mehmed'in kuşatma için yaptığı kara hazırlıklarını anlatır — devasa topları Edirne'den taşımak için elli marangoz ve iki yüz zanaatkârın yollar ve köprüler inşa etmesi gibi. Bu gerçek ve belgelenmiş mühendislik çabası, efsanenin imgeleminin kaynağı olabilir: bu denli büyük topları karadan taşıyabilen bir ordu, akıllarda olağanüstü bir mühendislik gücü çağrıştırmıştır.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.