Birinci Dünya Savaşı'nı Başlatan Kurşun: Saraybosna Suikastı
Tek bir kurşun tarihin akışını değiştirdi. 1914 Haziran'ında Saraybosna'da genç bir adamın verdiği karar, küresel bir savaşı tutuşturdu.
28 Haziran 1914'te Arşidük Franz Ferdinand ile eşi Sophie, Saraybosna'da Boşnak Sırp öğrenci Gavrilo Princip tarafından öldürüldü. Olay, kraliyet çifti şehirde otomobille ilerlerken yaşandı. Devrimci bir grubun üyesi olan Princip, harekete geçmek için bu anı seçmişti. Suikast rastgele değildi; Avusturya-Macaristan yönetimine karşı hesaplanmış bir başkaldırıydı. Arşidük'ün ölümü Avrupa'yı sarstı ve savaşa uzanan olaylar zincirini harekete geçirdi.
Suikast, tamamı Avusturya-Macaristan vatandaşı olan ve sonradan Genç Bosna adıyla anılacak devrimci hareketin üyesi altı gencin işiydi. Amaçları, Bosna-Hersek'i Avusturya-Macaristan yönetiminden kurtarmak ve birleşik bir Güney Slav devleti kurmaktı. Ölümcül kurşunları sıkan Princip henüz yirmisine basmamıştı. Daha önceki suikast girişimlerinden, özellikle 1910'da Bosna-Hersek'in Avusturyalı valisini öldürmeye çalışan Bogdan Žerajić'ten esinlenmişti. Žerajić'in gözü karalığı, Princip dâhil gelecekteki suikastçılar için bir simge hâline gelmişti.
Sahnedeki tek güç Genç Bosna değildi. Sırp gizli milliyetçi örgütü Kara El de saldırıda rol oynamıştı. Destek, Sırp genelkurmayının askeri istihbarat şefi Dragutin Dimitrijević'ten geliyordu; Binbaşı Vojislav Tankosić ise suikastçılara bomba ve tabanca sağlayıp kullanımını öğretti. Örgütün ağı Sırbistan'a uzanıyor, askeri yetkililerden ve Rade Malobabić gibi istihbarat ajanlarından destek görüyordu. Güvenli evlerden ve ajanlardan oluşan bu gizli ağ, saldırının eşgüdümünü sağladı ve yerel devrimcileri daha geniş Sırp milliyetçi hareketine bağlayan kritik halka oldu.
Suikastın ardından dünya, gerilimin tırmanışını izledi. Saldırıyı Sırp saldırganlığı olarak gören Avusturya-Macaristan, Sırbistan'a bir ültimatom verdi. Ültimatomun kısmen reddedilmesi üzerine savaş ilan edildi. Arşidük'e düzenlenen suikast, milyonlarca insanın hayatına mal olacak Birinci Dünya Savaşı'nın fitilini ateşledi. İlk sonuç, Avusturya-Macaristan'ın Sırbistan'a savaş ilanı ve ardından öteki Avrupa güçlerinin çatışmaya sürüklenmesi oldu.
Suikastçıların ve suç ortaklarının yargılanması Ekim 1914'te Saraybosna'da gerçekleşti. Aralarında altı saldırgan da olmak üzere toplam yirmi beş kişi suçlandı. Princip cinayetten ve vatana ihanetten suçlu bulundu; ancak idam edilmek için çok genç olduğundan 20 yıl hapse mahkûm edildi. Yakalanan öteki dört saldırgan da hapis cezaları alırken, yaşça büyük beş mahkûm ölüm cezasına çarptırıldı. Dava, komplonun boyutlarını ve saldırıyı besleyen köklü milliyetçi duyguları gözler önüne serdi.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.