Tiwanaku: Titicaca'nın Gizemli Şehri

Titicaca Gölü kıyısında, deniz seviyesinden dört bin metre yükseklikte, on binlerce insanı barındırmış bir taş şehir — sonra öyle bir sessizliğe gömülmüş ki kendi adı bile unutulmuş.

Kayıp uygarlıklar · 2 dakika ·

Tiwanaku: Titicaca'nın Gizemli Şehri
Mhwater, Public domain, via Wikimedia Commons

1549 yılında İspanyol fetihçi Pedro Cieza de León, kayıp İnka başkenti Qullasuyu'yu ararken, çok daha eski bir uygarlığın izine rastladı: Tiwanaku. Bugünkü La Paz'a 70 km uzaklıkta, Titicaca Gölü yakınındaki bu yerleşim, Güney Amerika'nın en büyük arkeolojik alanlarından biriydi — megalitik taş bloklar, süslü seramikler ve anıtsal yapılarla dört kilometrekareye yayılan bir kent.

Bu şehri kuranlar yazıyı bilmiyordu, dolayısıyla kentin kendi halkının verdiği ad zamanla kayboldu. Cizvit tarihçi Bernabé Cobo'nun kayıtlarına göre Aymara dilinde şehir taypiqala, yani 'merkezdeki taş' olarak biliniyordu; bu ad, Tiwanaku'nun dünyanın merkezinde olduğuna dair bir inancı yansıtıyordu. Heggarty ve Beresford-Jones gibi dilbilimciler, kentte gerçekte konuşulan dilin bugün ölü bir dil olan Puquina olabileceğini öne sürüyor.

Sitenin yaşının belirlenmesi uzun ve tartışmalı bir süreç oldu. 20. yüzyıl başında Arthur Posnansky, gökbilimsel hesaplara dayanarak Tiwanaku'nun 11.000-17.000 yıllık olduğunu öne sürdü. Daha sonra Carlos Ponce Sanginés, kentin kökenini MÖ 1580'e dayandırdı. Modern radyokarbon analizleri bu iddiaları geçersiz kıldı: bugünkü görüş, kentin kuruluşunu MS 110 civarına yerleştiriyor.

Yaklaşık MS 375-700 arasında Tiwanaku gerçek bir Andean kentine dönüştü; MS 800'de nüfusun 10.000 ile 20.000 arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu büyüme, ticaretle desteklenen karmaşık bir tarım-hayvancılık ekonomisine dayanıyordu. Piyasa kurumları zayıftı; bunun yerine elitler kaynakları yeniden dağıtıyor, çiftçiler, çobanlar ve seramik, mücevher, tekstil ustaları gibi uzmanlaşmış zanaatkârlar bu sistem içinde yer alıyordu.

Tiwanaku'nun Titicaca havzasındaki gücü MS 500-600 arasında zirveye ulaştı. Wari kültürüyle ortak bir görsel dil — 'Güney And İkonografik Serisi' — paylaşmaları, iki uygarlık arasında ticaret ya da rekabete dayalı bir ilişkinin varlığına işaret ediyor. Yüzyıllar sonra İnkalar da benzer mimari unsurlar kullanacaktı; bu da Tiwanaku'nun etkisinin ondan çok sonra bile sürdüğünü gösteriyor.