Fransa-Prusya Savaşı: Almanya'nın Doğuşu
Tek bir çarpıtılmış telgraf metni, Paris sokaklarını savaş naraları ile doldurdu; sonunda haritadan bir imparatorluk silinip yerine yenisi doğdu.
1870 yazında Fransa kendini hâlâ kıta Avrupası'nın efendisi sanıyordu. Ama 1866'da Prusya'nın Avusturya'yı hızla yenip Alman devletlerini kendi çatısı altında toplamaya başlaması bu inancı sarsmıştı. İmparatoriçe Eugénie, Dışişleri Bakanı Drouyn de Lhuys ve Savaş Bakanı Jacques Louis Randon, III. Napolyon'u doğu sınırına asker yığmaya ikna etmeye çalışmış ama başarılı olamamışlardı. Bunun yerine Fransa diplomatik yoldan 1814 sınırlarının geri verilmesini, Lüksemburg'un, Saarland'ın büyük bölümünün ve Bavyera Palatinatı'nın ilhakını istedi. Bismarck bunu küçümseyerek 'bahşiş politikası' diye adlandırdı ve bu talepleri Baden, Württemberg, Bavyera ile Hesse-Darmstadt'ı Prusya ile savunma ittifaklarına sürüklemek için kullandı.
Kıvılcım İspanya'dan geldi. Hohenzollern-Sigmaringen Prensi Leopold'a 1870'te boş İspanya tahtı teklif edilince Fransa bunu bir kuşatma girişimi olarak gördü. Fransız büyükelçisi, Prusya Kralı I. Wilhelm'i Ems'teki tatil yerinde köşeye sıkıştırıp Prusya'nın tahta dair her türlü gelecekteki hak talebinden vazgeçmesini istedi; Wilhelm bunu reddetti. Görüşmenin iç raporu olan Ems Telgrafı 13 Temmuz'da Berlin'e ulaştı. Bismarck, basına vermeden önce metni değiştirerek her iki tarafı da hakarete uğramış gibi gösterecek şekilde sertleştirdi.
14 Temmuz'da, Fransa'nın millî bayramında, Fransız gazeteleri kendi büyükelçilerinin raporunu değil Bismarck'ın çarpıttığı metni yayımladı. Paris sokaklarındaki kalabalık savaş istedi. Seferberlik hızla ilerledi: 15 Temmuz'da Fransa orduyu seferber etti, aynı gün Kuzey Alman Konfederasyonu da karşılık verdi. 16 Temmuz'da Fransız parlamentosu savaş ilanını onayladı, 19 Temmuz'da savaş resmen başladı. Tarihçiler Bismarck'ın bu krizi Almanya'yı birleştirmek için mi kurguladığı yoksa ortaya çıkan fırsatı mı değerlendirdiği konusunda hâlâ tartışıyor; ama herkes onun anı fark ettiği konusunda hemfikir.
Fransa önce hareket etti, 2 Ağustos'ta Alman topraklarına girdi. Ama Alman ittifakı çok daha hızlı ve etkili seferber oldu, demiryollarını Fransızların erişemediği bir hassasiyetle kullandı. 4 Ağustos'ta Alman kuvvetleri kuzeydoğu Fransa'ya ilerliyordu. Kırım, Cezayir ve Meksika deneyimli 400.000 kişilik Fransız ordusu, 1.500 metreye kadar etkili menzili olan Chassepot tüfeğini taşıyordu. Ama sayı belirleyiciydi: zorunlu askerlikle Prusya ve müttefikleri bir milyondan fazla asker çıkarabiliyordu, Krupp çelik topları da Fransız toplarını menzil ve güçte geride bırakıyordu.
Savaşın dönüm noktası doğu Fransa'da yaşandı. Bir dizi sert Alman zaferi, Metz Kuşatması ve Sedan Muharebesi'yle doruğa çıktı; burada İmparator III. Napolyon ordusuyla birlikte esir alındı. İkinci İmparatorluk'un askeri gücü bir çırpıda çöktü. Paris'te 4 Eylül'de Millî Savunma Hükûmeti kuruldu ve savaş beş ay daha sürdü; Alman kuvvetleri kuzey Fransa'da yeni kurulan Fransız ordularını art arda yendi.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.