Selahaddin ve Aslan Yürekli Richard: Saygıyla Savaşanlar
Krallığı boyunca İngiltere'de altı aydan fazla geçirmeyen bir kral, hiç ele geçiremediği bir kutsal şehir için efsaneye dönüştü.
Richard, 8 Eylül 1157'de İngiltere'nin Oxford kentindeki Beaumont Sarayı'nda doğdu. İngiltere Kralı II. Henry ile Akitanya Düşesi Eleanor'un beş meşru oğlundan üçüncüsüydü ve küçük oğul olduğu için tahta çıkması beklenmiyordu. Ama ağabeyi Genç Henry 1183'te babasına isyan ettikten sonra öldü, diğer ağabeyi Geoffrey ise 1186'da Paris'te bir turnuva kazasında hayatını kaybetti. II. Henry'nin 6 Temmuz 1189'daki ölümüyle Richard, babasının tek meşru varisi olarak İngiltere kralı oldu.
Uzun boylu, saçları kızıl ile altın arası, açık renkli gözlere sahip olduğu anlatılan Richard, on altı yaşında kendi ordusunun komutasını üstlenmiş ve babasına karşı Poitou'da çıkan isyanları bastırmıştı. İngiltere'de doğup büyümüş olsa da yetişkinlik hayatının çoğunu Fransa'nın güneybatısındaki Akitanya Düklüğü'nde geçirdi; kral olduktan sonra ise on yıllık hükümdarlığı boyunca İngiltere'de belki de altı aydan fazla kalmadı. Asıl hükmettiği alan, İngiltere ile Fransa'nın yarısını kapsayan geniş Angevin İmparatorluğu'ydu.
1187'de Selahaddin Eyyubi'nin Kudüs'ü Haçlılardan geri aldığı haberi Avrupa'ya ulaşınca Richard, Fransa Kralı II. Philippe ile birlikte Üçüncü Haçlı Seferi'ne çıkmaya karar verdi. 1190 yazında yola çıkan Richard önce Sicilya'yı işgal etti, ardından 6 Mayıs 1191'de Kıbrıs'ı ele geçirdi. 7 Eylül 1191'de Arsuf Muharebesi'nde Selahaddin'in ordusunu yendi; Müslüman ordusu yok edilmemişti ama bozguna uğramış, bu durum Müslümanlar arasında utanç yaratmış, Haçlı ordusunun morali ise yükselmişti.
Kasım 1191'de Yafa'nın düşmesinin ardından Haçlı ordusu Kudüs'e doğru ilerledi ve şehre sadece 20 kilometre uzaklıktaki Beit Nuba'ya kadar geldi. Kudüs'teki Müslümanların morali o denli düşüktü ki Haçlıların gelişi şehrin hızla teslim olmasına yol açabilirdi. Ama şiddetli yağmur ve dolu fırtınaları ordunun ilerleyişini durdurdu.
Kuşatma sürerken, Kudüs Kralı Montferratlı Konrad, 28 Nisan 1192'de Tire'de keşiş kılığına girmiş iki suikastçı tarafından öldürüldü. Suikastçılardan biri öldürüldü, diğeri sağ yakalandı ve suikastin arkasında Richard'ın olduğunu söyledi; ancak bu bağlantı hiçbir zaman kesin olarak kanıtlanamadı. Kudüs kuşatılmasına rağmen alınamadı. Haziran 1192'deki yeni kuşatma girişimi, Richard ile Philippe arasındaki ayrılıklar ve Richard'ın hem Philippe'in hem de kardeşi John'un kendisine karşı komplo kurduğuna dair kuşkuları yüzünden başarısız oldu.
Kişiler kategorisinden
Frida Kahlo: Acıyı Sanata Dönüştürmek
Mexico City sokaklarında bir tramvay kazası, on sekiz yaşındaki bir genç kızın bedenini demir bir çubukla delip geçti — ve o enkazdan yirminci yüzyılın en yürek burkan dürüst sanatçılarından biri doğdu.
Şerife Bacı: Kağnısıyla Destan Yazan Kadın
Kastamonu kışlasına varamadan, dondurucu bir kış gecesinde bir kağnının üzerinde, kundaktaki kızını mermilerin arasına yerleştirip üzerine abanmış halde bulundu. O günden sonra adı bir milletin hafızasına kazındı.
Sezar ve Pompeius: Roma'yı Bölen Dostluk
Düşmanları ona 'genç kasap' derdi, akıl hocası Sulla ise 'Büyük' unvanını verdi — ama inşa etmeye yardım ettiği güç, bir gün onu da yutacaktı.
Hillary ve Tenzing: Zirveye Birlikte
Dünyanın en yüksek noktası, on yıllardır kendisine yaklaşan herkesi geri çevirmiş, kimini de sonsuza dek yutmuştu. 1953 baharında bir ekip, gökyüzünün artık yükselmediği o noktaya nihayet ulaştı.
Picasso ve Matisse: Dostluk Kadar Rekabet
Yirminci yüzyılın iki devi olarak anılmadan çok önce, ikisi de Paris'te aynı küçük galerinin duvarlarında yan yana asılı iki isimden ibaretti — biri zaten çılgın renkleriyle tanınıyor, diğeri henüz hiç tanınmıyordu.
Borg ve McEnroe: Buz ile Ateş
Biri kortta hiç sesini yükseltmedi, diğeri hiç susmadı. Aralarında tenis tarihinin en unutulmaz iki maçı doğdu.