Hemingway ve Fitzgerald: Paris'te İki Kalem

1920'lerin Paris'inde biri çoktan ün kazanmış, diğeri henüz yükselen bir yazardı — ve aralarındaki dostluk bir edebiyat kuşağına damga vuracaktı.

Rakipler ve dostluklar · 2 dakika ·

Hemingway ve Fitzgerald: Paris'te İki Kalem
Nickolas Muray, Public domain, via Wikimedia Commons

F. Scott Fitzgerald, 1920 yılında yayımlanan Cennetin Bu Yakası ile Amerikan edebiyatında büyük bir sansasyon yaratmıştı. Bu ticari başarı, Zelda Sayre'nin ailesini de ikna etmiş, kısa süre sonra evlenmişlerdi. 1921'de çiftin tek çocukları dünyaya geldi. Fakat Fitzgerald'ın hikâyesi asıl Paris'in kafelerinde, Ernest Hemingway ile kesişmeye başlayacaktı.

1920'lerde sık sık Paris'e giden Fitzgerald, kendilerine sonradan 'Kayıp Kuşak' denilen modernist yazar ve sanatçı çevresine dahil oldu. Burada tanıştığı Amerikalı edebiyatçılar arasında, hayatında ve mirasında en büyük iz bırakacak olan isim, o dönem yükselen bir yazar olan Ernest Hemingway'di.

Ancak bu dostluk gerilimlerden azade değildi. Hemingway, Zelda ile hiçbir zaman iyi anlaşamadı. Ona göre Zelda, kocasının aşırı içmesine ve yazamamasına sebep oluyordu. Fitzgerald'ın hayatındaki bu iki önemli figür —eşi ve yazar dostu— arasındaki gerilim, dostlukları sürerken bile gölgesini düşürdü.

İkinci romanı Güzel ve Lanetli (1922), Fitzgerald'ı dönemin seçkinler dünyasına daha da yaklaştırdı. Bu lüks yaşam tarzını sürdürebilmek için Saturday Evening Post gibi dergiler için sayısız öykü kaleme aldı. 1925'te yayımlanan ve şöhret ile Zelda'yla olan karmaşık ilişkisinden beslenen Muhteşem Gatsby, bugün klasik sayılsa da ilk yılında 23.000 kopyadan az sattı ve döneminde ancak ılımlı bir ilgi gördü.

1920'ler ilerledikçe çatlaklar derinleşti. Zelda'nın ruh sağlığı bozuldu, kendisine şizofreni teşhisi kondu ve bir akıl hastanesine yerleştirildi. Fitzgerald, bu krizin ardından Buruktur Gece (1934) romanını yazdı; ama ne bu roman ne de Gatsby, umduğu eleştirel ya da ticari başarıyı getirdi. Büyük Buhran'ın dergi gelirlerine verdiği zararla mali sıkıntılar da arttı.