Ankara Savaşı: Yıldırım ile Timur'un Karşılaşması
Niğbolu'da Haçlı ordusunu dize getiren bir hükümdar, alay dolu bir mektuba karşılık savaşı seçti; akşama kalmadan kendisi esir düşecekti.
20 ya da 28 Temmuz 1402'de Ankara'nın kuzeydoğusundaki Çubuk Ovası'nda iki dev ordu karşı karşıya geldi. Bir yanda 1396'da Niğbolu'da Batı Avrupa şövalyelerinden oluşan Haçlı ordusunu yenilgiye uğratmış, Konstantinopolis'i kuşatmakta olan Osmanlı Padişahı I. Bayezid; diğer yanda Hindistan'ı ve Bağdat'ı ele geçirmiş, Azerbaycan'dan Irak'a uzanan geniş bir imparatorluk kurmuş Türk-Moğol fatihi Timur vardı.
Aralarında eski bir husumet yoktu; gurur meseleyi savaşa çevirdi. Bayezid, Timur'a tâbi bir emirden vergi talep edince Timur bunu kişisel bir hakaret saydı. Timur, Bayezid'e itaat etmesini, Bayezid'in daha önce Anadolu beylerinden fethettiği toprakları onlara iade etmesini ve bir şehzadesini rehin vermesini istedi; Bayezid ise sert bir mektupla karşılık verdi. Bunun üzerine Timur Sivas Kalesi'ni ele geçirdi, ardından Suriye'ye yöneldi ve nihayet Anadolu'ya döndü.
Orduların büyüklüğü kaynaklara göre değişse de, Timur'un 140.000 ile 800.000, Bayezid'in ise 70.000 ile 300.000 arasında asker topladığı aktarılır. Osmanlı ordusunda Yeniçeriler, Anadolu beyliklerinden gelen kuvvetler, Sırp Despotu Stefan Lazarević komutasındaki Balkan Hristiyan birlikleri ve yakın zamanda fethedilmiş Kara Tatarlar yer alıyordu. Bu son grubun sadakati, savaşın kaderini belirleyecekti.
İki ordu Çubuk Ovası'nda savaş düzeni aldı. Timur'un ilk saldırısı Osmanlı ordusunun sol cenahına yöneldi, ancak Rumeli tımarlı sipahileri bunu püskürttü. Savaşın seyri kısa sürede değişti: Kara Tatarlar saf değiştirip Timur tarafına geçti, ardından Anadolu beylerine bağlı eyalet askerleri de aynı yolu izledi. İki cenahını kaybeden Osmanlı ordusu, kalan kuvvetlerini merkezde tek bir tümen hâlinde toplamak zorunda kaldı.
Sadrazam Çandarlı Ali Paşa, Yeniçeri Ağası Hasan Ağa ve Bayezid'in oğulları Süleyman, Mehmed ve İsa Çelebi kuvvetleriyle birlikte muharebe alanını terk etti. Bayezid ise geri kalan askerleriyle düşman çemberini yararak yaklaşık 16 kilometre uzaklıktaki Mahmutoğlan'a ulaştı. Ancak atının tökezleyip düşmesiyle Sultan Mahmud tarafından yakalanarak esir alındı — bir Osmanlı padişahının şahsen esir düştüğü tek olay.
Tarih kategorisinden
24 Temmuz 1911: Machu Picchu'nun Dünyaya Duyurulduğu Gün
1911 yılının serin bir Temmuz sabahında, Amerikalı bir tarihçi Urubamba Nehri üzerindeki sarp bir sırtı tırmandı; öğleye varmadan, unutulmuş bir İnka şehri tüm dünyanın gündemine girecekti.
6 Mayıs 1937: Hindenburg'un Son İnişi
Zaten yarım gün rötarlıydı ve halk sahadan uzak tutulmuştu — ama akşam saat yediye doğru Hindenburg, son kez direğine doğru döndü.
24 Ağustos 79: Pompeii'de Sıradan Bir Öğle Vakti
Öğle vakti Napoli Körfezi kıyısında sıcak, sıradan bir yaz günüydü. Akşama doğru bir dağ, binlerce insanın kaderini değiştirmiş olacaktı.
11 Şubat 1990: Mandela'nın Hapisten Çıktığı Gün
27 yıl hapiste kalan 71 yaşındaki bir adam, o gün bir hapishane kapısından dünyaya yeniden yürümeyi öğrenmek zorundaydı — kameraların, kalabalığın ve nefesini tutmuş bir ülkenin karşısına.
1 Ocak 1863: Özgürlük Bildirgesi'nin Yürürlüğe Girdiği Gün
Bir başkanın tek bir günde attığı imza, üç buçuk milyondan fazla insanın hukuki statüsünü değiştirecekti — yeter ki metin zamanında tamamlansın ve söz tutulsun.
28 Ağustos 1963: "Bir Hayalim Var" Günü
O sabah 250 bin kişi Washington'ın merkezine doğru yürüdü; akşama doğru Lincoln Anıtı'nın basamaklarından yükselen bir ses, nesiller boyu hatırlanacaktı.