Çocuk Oyunları: Bruegel'in 118 Çeşit Oyunla Dolu Tablosu

Meydana daha yakından bakın: orada tek bir yetişkin bile yok, sadece oyunlarını sanki dünyanın kaderi buna bağlıymış gibi oynayan yüzlerce çocuk var.

Sanat eserleri · 3 dakika ·

Çocuk Oyunları: Bruegel'in 118 Çeşit Oyunla Dolu Tablosu
Pieter Brueghel the Elder, Public domain, via Wikimedia Commons

1560 yılında Flaman ressam Pieter Bruegel, 118 x 161 santimetre boyutlarındaki ahşap panel üzerine, o zamana kadar görülmemiş bir sahne resmetti. Çocuk Oyunları adıyla bilinen bu tablo, bir meydanın tamamen çocuklar tarafından ele geçirildiği bir yaz gününü gösterir; ortalıkta ne onları yönlendiren bir yetişkin, ne de kenardan izleyen biri vardır. Eser bugün Viyana'daki Sanat Tarihi Müzesi'nde, Bruegel'in Babil Kulesi tablosuyla aynı odada sergilenmektedir.

Tablodan ilk kez 1604'te Karel van Mander söz etmiştir; ancak eser bundan on yıl önce, 1594'te Arşidük Ernest tarafından satın alınmıştı. Bazı yorumculara göre Bruegel bu resmi, insanın yaşam dönemlerini konu alan bir dizinin ilk parçası olarak tasarlamış ve bu tabloyla gençlik dönemini temsil etmek istemiştir. Ancak böyle bir dizinin diğer parçalarına dair hiçbir kayıt ya da iz bulunmadığından, tasarı gerçekleşmiş olsa bile bu tek eserin ötesine geçmemiş görünüyor.

Tuvali dolduran ayrıntılar şaşırtıcı bir yoğunluğa sahiptir: bileşim içinde doksana yakın farklı oyun tespit edilmiştir, ancak daha dar bir sayımda bu rakam seksen civarında verilmektedir. Çocuklar çember çevirir, sırık üzerinde yürür, topaç döndürür, tahta ata biner, sahte turnuvalar düzenler, seksek ve körebe oynar, amuda kalkar, domuz mesanelerini şişirir, bebeklerle oynar. Fıçılardan, fıçı çemberlerinden ve kemiklerden yapılmış oyuncaklar, rüzgar gülleri ve tahta atlar da sahnede yer alır. Oyunlar kabaca üç gruba ayrılabilir: sırıkta yürüme gibi beceri oyunları; halat çekme ve körebe gibi kurallı oyunlar; sahte evlilik törenleri ve bir çemberde dönerek oynanan sarhoşluk oyunu gibi rol yapma oyunları.

Çocuklar ayrıca meydana hâkim olan büyük bir binayı da ele geçirmiştir — belki bir belediye binası, belki başka önemli bir kamu yapısı. Bu ayrıntının, sivil işleri yöneten yetişkinlerin Tanrı'nın gözünde oyun oynayan çocuklardan farksız olduğu yönünde ahlaki bir gönderme taşıdığı düşünülür. Bu düşünce döneminin edebiyatına da yabancı değildi: Jan van Doesborch'un 1530'da Antwerp'te bastığı isimsiz bir Flaman şiirinde insanlık, boş oyunlarına ve kaygılarına tamamen kapılmış çocuklarla kıyaslanır.