Bartolomeu Dias: Fırtınalar Burnu'nu Dönmek
Fırtınaya kapılıp otuz gün boyunca karadan hiçbir iz görmeden açık okyanusta sürüklenen küçük bir Portekiz filosu, tarihin akışını değiştirecek bir kıyıya çıktı.
1486 yılında Portekiz Kralı II. Joao, Bartolomeu Dias'a gizli tutulması gereken bir görev verdi: Afrika kıtasının en uç noktasına ulaşmak, mümkünse dolanıp Hindistan'a açılan yolu bulmak. Bu görev için Dias'a üç gemi tahsis edildi; ancak filo Lizbon'dan asıl yolculuğuna 1487'nin Temmuz-Ağustos aylarında çıktı. Filo, Afrika kıyıları boyunca güneye ilerleyerek daha önce hiçbir Portekizlinin ulaşmadığı noktaları geçti ve bugünkü Namibya kıyılarına vardı.
Yol boyunca Golfo da Conceição'ya —bugünkü Namibya'daki Walvis Bay— ulaşan Dias, burada Cão'nun daha önce ulaştığı en uzak noktayı da geride bıraktı. Burada, Portekiz Krallığı'nın egemenliğini simgeleyen kraliyet armalı taş direkler —padrão— dikti. Ancak kısa süre sonra gemiler kıyıdan tamamen uzaklaşarak güneybatıya döndü; bunun bilinçli bir rüzgâr arayışı mı yoksa bir fırtınanın savurması mı olduğu tarihçiler arasında hâlâ tartışmalıdır.
Gemiler otuz gün boyunca karadan hiçbir iz görmeden açık okyanusta ilerledi. 4 Şubat 1488'de nihayet karaya ulaştılar: Afrika'nın güney ucu, bugün Mosselbai olarak bilinen koy. Buradan doğuya yönelen Dias, kıyının kuzeydoğuya kıvrıldığını görünce Portekiz'in uzun süredir aradığı hedefe —Afrika'yı dolanan yola— ulaşıldığını fark etti.
Sefer, 12 Mart 1488'de en uzak noktasına ulaştı: Groot Vis (Boesmans) nehrinin ağzına yakın Kwaaihoek'te demir attılar ve burada Padrão de São Gregório'yu diktiler. Ne var ki mürettebat, aylardır süren yolculuktan bitkin ve erzaksız kalmıştı; geri dönmek istiyorlardı.
Dias'ın kendisi yolculuğa devam etmek istiyordu, ama subayları oybirliğiyle geri dönme kararı aldı ve Dias bu karara razı oldu. Dönüş yolunda, önceden görmeden dolandıkları burnu ilk kez Mayıs 1488'de gördüler. Rivayete göre Dias buraya Fırtınalar Burnu (Cabo das Tormentas) adını verdi — yaşadıkları çilenin bir yansımasıydı bu isim. Kral II. Joao ise burayı sonradan Ümit Burnu olarak yeniden adlandırdı; bu isim, doğuya açılan deniz yolunun vaadini kutluyordu.
Keşifler kategorisinden
Humboldt: Doğayı Ölçen Kaşif
Bir zamanlar hasta ve sıradan bir çocuk sayılan bu Prusyalı asilzade, bir yanardağa tırmanıp dünya rekoru kıracak ve doğayı anlama biçimimizi baştan yazacaktı.
Cartier: Kanada'ya Adını Veren Yolculuk
Bir Bretonlu denizci, anlamını tam kavramadığı bir toprağa haç dikip krallık adına sahiplendi — sonra bir kışı, nehrin buzları içinde donmuş halde, bir yabancının verdiği çareye umut bağlayarak geçirdi.
Kartacalı Hanno: Afrika Kıyılarında Antik Bir Sefer
Altmış gemi, binlerce yolcu ve haritası olmayan bir kıyı: Kartacalı Hanno'nun seferi, tüylü ve düşman 'goril'lerin derileriyle Kartaca'ya döndü.
HMS Challenger: Okyanus Biliminin İlk Büyük Seferi
Topları sökülüp yerine mikroskoplar yerleştirilen bir savaş gemisi, o güne dek kimsenin ciddiye almadığı bir soruya yanıt aramak için Portsmouth'tan yola çıktı: okyanusun dibinde ne var?
Scott'un Trajedisi: Kutupta Yazılan Son Mektuplar
Beş adam dünyanın en ucuna ulaştı ve orada onları bekleyen bir Norveç bayrağı buldu. Ardından gelen zafer değil, buzda yavaşça çözülen ve bir asır boyunca unutulmayacak bir sondu.
Marco Polo: Kubilay Han'ın Sarayında
On beş yaşındaki bir çocuk, tanımadığı babasıyla ilk kez karşılaşır — kısa süre sonra kendini dünyanın en zengin sarayına giden yolda bulur. Yirmi dört yıl sonra döndüğünde, Venedik ona 'Bay Milyonlar' diyecektir.