Leif Erikson: Amerika'ya İlk Ayak Basan Viking
Kristof Kolomb'dan beş yüz yıl önce, rotasından sapan bir Viking gemisi, hiçbir Avrupalının adını bile bilmediği bir kıyıya, üzüm asmalarıyla dolu bir toprağa ulaştı.
Leif Erikson, 970 yılı civarında İzlanda'da, sürgün geçmişiyle bilinen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Kızıl Erik, Norveç'ten adam öldürme suçuyla sürülmüş, ardından İzlanda'dan da kovularak batıya, kendi adını verdiği Grönland kıyılarına yelken açmıştı. Erik, kolonicileri ve ailesini toplamak üzere İzlanda'ya döndü ve Grönland'daki ilk kalıcı İskandinav yerleşimini kurdu. Leif, ailenin çiftliği olan Brattahlíð'de, kardeşleri Thorstein ve Thorvald ile kız kardeşi Freydís'le birlikte büyüdü; yetiştirilmesinde Tyrker adında güvenilir bir kölenin de payı vardı.
Gençliğinde Norveç'e giden Leif, Kral Olaf Tryggvesson'ın sarayında bir süre kaldı ve burada Hristiyanlığı kabul etti. Kızıl Erik Destanı'na göre, yeni dini Grönland'lı yerleşimcilere taşımak amacıyla çıktığı bir yolculukta bir fırtınaya yakalanarak bilinmeyen bir kıyıya sürüklendi. Mürettebatı burada yabani üzümler, kendiliğinden yetişen buğday ve akçaağaçlar buldu. Gemiyi bu yeni topraklardan örneklerle doldurup doğuya döndüklerinde, yolda kazazede bir grup denizciyi kurtardılar; bu talihli kurtarma ona 'Şanslı Leif' lakabını kazandırdı.
Diğer önemli kaynak olan Grönlandlılar Destanı ise Vinland'ın keşfini farklı anlatır. Bu anlatıya göre, İzlanda ile Grönland arasında rotasından sapan Bjarni Herjólfsson, bu tanıdık olmayan kıyıları ilk gören kişiydi, ama karaya çıkmamıştı. Yaklaşık on beş yıl sonra Leif, Bjarni'nin gemisini satın aldı, otuz beş kişilik bir mürettebat topladı ve bu toprakları bulmak üzere kasıtlı olarak yola çıktı. Babası Erik de yolculuğa katılmak istemiş, ancak gemiye giderken atından düşünce bunu uğursuz bir işaret sayarak vazgeçmişti.
Bjarni'nin rotasını tersine izleyen Leif, önce kayalık ve çıplak bir kıyıya ulaştı; buna 'Düz Kayalık Toprak' anlamına gelen Helluland adını verdi — büyük olasılıkla Baffin Adası ya da kuzey Labrador. Devam ettiğinde ormanlık bir bölgeye rastladı ve buraya Markland, 'Ormanlık Toprak' dedi. İki gün daha denizde ilerledikten sonra bir adaya, sonra da kuzeydeki bir burnun ötesinden tekrar ana karaya ulaştı; batıya yöneldiğinde ise ılıman iklimli, somon bakımından bereketli yeşil bir bölge buldu.
Keşifler kategorisinden
Humboldt: Doğayı Ölçen Kaşif
Bir zamanlar hasta ve sıradan bir çocuk sayılan bu Prusyalı asilzade, bir yanardağa tırmanıp dünya rekoru kıracak ve doğayı anlama biçimimizi baştan yazacaktı.
Cartier: Kanada'ya Adını Veren Yolculuk
Bir Bretonlu denizci, anlamını tam kavramadığı bir toprağa haç dikip krallık adına sahiplendi — sonra bir kışı, nehrin buzları içinde donmuş halde, bir yabancının verdiği çareye umut bağlayarak geçirdi.
Kartacalı Hanno: Afrika Kıyılarında Antik Bir Sefer
Altmış gemi, binlerce yolcu ve haritası olmayan bir kıyı: Kartacalı Hanno'nun seferi, tüylü ve düşman 'goril'lerin derileriyle Kartaca'ya döndü.
HMS Challenger: Okyanus Biliminin İlk Büyük Seferi
Topları sökülüp yerine mikroskoplar yerleştirilen bir savaş gemisi, o güne dek kimsenin ciddiye almadığı bir soruya yanıt aramak için Portsmouth'tan yola çıktı: okyanusun dibinde ne var?
Scott'un Trajedisi: Kutupta Yazılan Son Mektuplar
Beş adam dünyanın en ucuna ulaştı ve orada onları bekleyen bir Norveç bayrağı buldu. Ardından gelen zafer değil, buzda yavaşça çözülen ve bir asır boyunca unutulmayacak bir sondu.
Marco Polo: Kubilay Han'ın Sarayında
On beş yaşındaki bir çocuk, tanımadığı babasıyla ilk kez karşılaşır — kısa süre sonra kendini dünyanın en zengin sarayına giden yolda bulur. Yirmi dört yıl sonra döndüğünde, Venedik ona 'Bay Milyonlar' diyecektir.